Filipinler‘in Coron Adasında, bugün dalış yapacağımız batık geminin adı Olympia Maru. 18 ila 22 metre derinlikte, denizin üstündeki şekliyle duran geminin uzunluğu 110 metre. Geniş çeşitlilikte deniz canlısına ev sahipliği yapan batık kargo gemisi yumuşak ve sert mercanlarla kaplı. Dalış için sabah 9’da yola çıktık. Bir Ukraynalı çift ve Brezilyalı Eduardo ile tanıştım. Eduardo “Around The World” biletiyle 6 aydır yollardaymış. Samimi hoş sohbet birisi. Dalış boyunca onla sohbet edip güzel vakit geçirdim. Bot ile 1 saat kadar uzaklıktaki Tangat Adası koyuna geldik.

Büyük kargo odası ve motor bölümleri arasında kolayca dalış yaptık. Gemideki torpido deliklerinden sızan ışık nedeniyle ekstra bir aydınlatmaya ihtiyaç duyulmuyor. Bu derinliğe dalabilmek için Advanced PADI olmanız gerekiyor aslında. İlk defa bu kadar derine dalıyordum ve basınç inanılmazdı benim için. Tanklarımızdaki havayı erken tükettiğimizden geminin yarısını ancak gezebildik. 37 dakika dalmışız. Çok sayıda lionfish ve scorpionfish etrafta bulunuyor.

Öğlen yemeğimizi teknede aldık, balık, tavuk, pirinç ve salata. Yemek sonrası hepimiz bir köşeye çekilip uyuduk. Eduardo mide şikayetiyle biraz kıvranıyordu. Dün gece aldığı alkolün etkisi olduğunu söylüyor. İkinci dalışımızı ise  Morozan Maru batık gemisinin olduğu dalış noktasına geçtik. Morozan Maru 14 ila 18 metre derinlikte denizin dibinde sancak tarafında yatan 120 uzunluğunda bir kargo gemisi. Yan yatar durumda olan geminin yüzeyindeki mercanlar görülmeye değer.

Kargo bölmeleri tamamen karanlık olduğundan her birimizdeki el fenerlerini kullandık. Bölmeler arasındaki geçişlerin bazıları çok dardı. Bu defa tankımızdaki hava yeterli olduğundan tüm gemiyi dolaştıktan sonra yana yatan yüzeyindeki mercanları ve canlı hayatını inceledik. 41 dakika dalmışız.

Son dalışımız için Twin Peaks Island noktasına geldik. Coron Kasabası’nın yakınında ki bu mercan resifinde 57 dakika dalmışız. Görüş alanı çok iyi olmasa da beklentilerimi karşıladı. Mercanların büyük bir bölümü zarar görmüş. 1950’li yıllarda kasaba çok yoğun balıkçıların akınına uğramış. Patlayıcılarla balık avlanmaları dolayısı ile deniz altı hayatı çok zarar görmüş.

Memnun kaldığım bir dalış sonrası tekrar Coron kasabasına döndüğümde pazara uğradım, bu defa türlü yapacak malzemeler ve sarı karpuzdan alıp resortuma dönüp kendimi yine mutfağa attım. Bu akşamki menümde türlü ve karpuz vardı. Enfesti tabi ki!

[youtube=http://youtu.be/W6-A2sIGh3I]

Day 476: Filipinler:23, Coron, Busuanga Island, 22 Kasım 2011

4 YORUMLAR

  1. Gece dalışını ben de henüz denemedim ama denemek istediğimden pek de emin değilim. Gündüz dalışında kendimi daha güvende hissediyorum, aynı güveni vermiyor karanlık denize dalış sanki.

    Umarım en kısa sürede pasaportunuzu yenilersiniz.

    Kenya’dan selamlar…

  2. Bu defaki benim için de ilginçti. Morozan Maru’da tamamen karanlıkta ilk defa dalmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Gece dakışı denesem iyi olacak.

    Bana kalsa daha 2 yıl yollarda olacağım ama, pasaportumu yenileyemezsem yılbaşından önce memlekete dönmek zorunda kalacağım gibi görünüyor. Kenya’ya selamlar 🙂

  3. Çok imreniyorum sizin gezi programınıza. Hele batık gemiye dalış muhteşem bir deneyim. Daha ne kadar yollardasınız? Kenya’dan selamlar…

    • Çok teşekkürler, Afrika’da olmanıza ben de imrenmiyor değilim hani. İmkan ve fırsat olsa ömür boyu yollarda olacağım. Doğrusu ne kadar yolda olacağımı bilmiyorum.

      Memleketten ayrılırken anneme “Lütfen hasta olma, öleyim deme! Dünyanın öte ucuna gidiyorum ve ne zaman döneceğim bilmiyorum” demiştim. Spontane söylemiştim, ama annemin gözlerindeki o bakışı görünce söylediğime üzülmüştüm. Annemle her görüşmemede “seneye” döneceğim diyorum 🙂
      Kenya’ya, Afrika’nın o yağmalanmış, talan edilmiş, aç açıkta bırakılmış insanlarına ve eşsiz doğasına selamlar.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!