İsfahan, modern dünyanın şehirleri tahrip eden etkisi altında, dokusunu ve kimliğini kaybetmeden, özgün karakterini koruyabilmiş dünyanın en güzel şehirlerinden birisi. İsfahan, geleneksel İran mimarisine ait birçok esere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin çoğu Safevi Hükümdarı Şah Abbas’ın vizyonunun eseri.

İran’da kurulan devletlerin ya başkenti ya da önemli siyasal ve sosyal merkezi olmuş̧ İsfahan, İran tarihinde de belirleyici rol oynayan şehirlerinin başında geliyor. Sahip olduğu köklü geçmişinden günümüze ulaşan mimari açıdan benzersiz eserleri, tarihi ve kültürel mirası ile şehir, her zaman gezginler için ilgi odağı olmuş.

Seyh-Lutfullah-Camii
Şeyh Lütfullah Camii

Asya’dan Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa’ya giden bir coğrafyada yer alması sayesinde tarih boyunca önemini her daim koruyan İsfahan, İran’da kurulan birçok medeniyet ve devletin ya başkenti ya da önemli şehirlerinden biri olmayı başardı. Şehrin ortasından geçen Zayende Nehri üzerinde, bazılarının yaşı 400’e dek ulaşan 6 tarihi köprü bulunuyor. Bu nehir üzerinde yer alan Siosepol Köprüsü ise güzelliği ile görenleri kendine hayran bırakıyor.

Tipik bir Şark şehri olan İsfahan, sahip olduğu tarihi miras ile bir açık hava müzesi gibi. İran’ın bu en güzel şehrine 2 defa gitme fırsatı buldum. Hiç çekinmeden gidip görmeniz gereken bir şehir. En az 2 tam gün ayırmak gerekiyor.



İsfahan Gezilecek Yerler

İsfahan’da çoğu yeri yürüyerek gezmek mümkün. Taksi ücretleri Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar ucuz. Grup olarak seyahat edenler için, gezilecek uzak yerler için taksi tutmak iyi fikir. Gideceğiniz güzergaha çalışan shuttle taksiler de en hızlı ve en ucuz ulaşım seçenekleri arasında. İsfahan taksicileri ülkedeki diğer taksicilere göre daha paragözler. Yine de, şimdiye kadar gördüğüm diğer ülke taksicilerinin yanında pırlanta sayılırlar.

İmam Meydanı ve çevresindeki ünlü yapılar için en az birkaç saat ayırmak gerekiyor. Hızlı bir turla şehrin hemen her yerini 1 gün içerisinde gezilebilir, ama tavsiyem en az 2 tam gün ayrılması. İmam Meydanı ve Siesepol Köprüsü hem gündüzün, hem gün batımında ve gece görülmeyi hak edecek kadar güzel. Şehrin bu iki önemli alanı aynı zamanda yerel hayatı yakından gözlemek açısından da önemli yerlerdir.

İmam Meydanı’nda bulunan Isfahan Turizm Ofisi, farklı dillerde rehberlik hizmeti veren rehberler sağlayabiliyor (40-50TL/gün). Zamanı olmayanlar ve güvenilir kaynaktan bilgi almak isteyenler için en uygun tercih olabilir. Buradan broşür ve haritalar edinilebilir.

1. İmam Meydanı

Imam-Meydani-Square
İmam Meydanı

İslam mimarisinin en çarpıcı örneklerinden biri olan İmam Meydanı (Nakş-ı Cihan), 512 metre uzunluğu ve 163 metre genişliğiyle yapıldığı dönemde dünyanın en büyük meydanıydı. Çin’in Beijing şehrindeki Tiananmen Meydanı’ndan sonra, bugün dünyanın en büyük 2. meydanı olarak geçiyor.

Dikdörtgen şeklindeki Meydanın dört bir yanını çeviren kapalı çarşıda kilimden ipek halıya, gümüşten minyatüre İran’a has alınacak her şeye rastlanabiliyor. Yine meydanın ortasında geniş bir avlu ve avlunun ortasında büyük bir havuz yer alıyor. Meydan çevresinde tur atmak isteyenler için ise faytonlar bulunuyor.

Tarihte, Şah ve halkın buluşma merkezi olarak kullanılan bu meydan, askeri teçhizatların düzenlenmesi, spor müsabakaları ve Çogan oyunlarının oynanması, ticaret aktivitelerinin gerçekleşmesi, dini törenlerin yapılması, hükümet kararlarının ilan edilmesi, suçluların cezalandırılması gibi birçok aktiviteyi içermesiyle kentin merkezi haline geldi ve şehrin kültürel, politik ve toplumsal hayatına büyük bir katkıda bulundu.

Şehirde yüksek binalar da olmasına rağmen, meydanın içerisinden dışarıdaki binalar gözükmüyor. Akşam saatiyle meydanın yeşil alanı, sofralarını alıp gelmiş İranlılarla dolup taşıyor.

Şehir planlamacılığının en güzel örneklerinden biri olan ve 1979 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınan Nakş-i Cihan Meydanı, (İmam veya Şah Meydanı), İmam Camii, Şeyh Lütfullah Camii ve Ali Gapu Sarayı olmak üzere 3 önemli yapı bulunuyor.

2. İmam Camii

Imam-Mosque-Camisi
İmam Camisi, İmam Meydanı

İmam Meydanı’nın (Nakş-ı Cihan Meydanı) güney tarafında, Safevi döneminde 1598’de I. Şah Abbas iktidarının 24. yıl dönümü vesilesiyle başlanmış olan İmam Camii, 1611’de tamamlanmış. Mimarisi ve içinde kullanılan seramik ile tahta oymacılık işleri bakımından geleneksel mimarinin en güzel örneklerini barındıran caminin, yedi renkli mozaik çini süslemeleri ve hat yazılarının güzelliği oldukça etkileyici.

Caminin içi, dışı her yeri şehrin sembolü haline gelmiş mükemmel mavi çinilerle kaplı. İmam Camii’nin önemli özelliklerinden biri de 49 çeşit yankı oluşturabilen akustik bir mimariye sahip olması. Bunlardan ancak 12 tanesi insan kulağı ile algılanabiliyor. İsfahan’da camilere girebilmek için kadınların çador denilen geleneksel giysiyi giyinmesi şart, çador kapıda alınabiliyor.

3. Şeyh Lütfullah Camii

Seyh-Lutfullah-Camii-esfahan
Şeyh Lütfullah Camii

Şeyh Lütfullah Camii, Safevi döneminde I. Şah Abbas’ın emriyle inşa edilmiş. İmam Meydanı’nın doğu kanadındaki camii, Ali Gapu Sarayı’nın karşısında yer alıyor. Yapımına 1602’da başlanmış ve 1619’da tamamlanmış. Adını, Lübnan’dan İsfahan’a davet edilen saygın bir İslam’ın alimi olan Şeyh Lütfullah’tan alıyor. Şeyh Lütfullah aynı zamanda Şah Abbas’ın kayınpederi.

İlk yapıldığında dini sohbetler, dersler ve kişisel ibadet amacı yapılmış ve bu yüzden minareleri bulunmuyor. Soluk pembeye çalan kubbesi günbatımında rengi kiremit rengine dönüşüyor. Safeviler döneminden kalan çini işlemeleri giriş kapısını süslüyor. Çiçek desenler ve tavus kuşu figürleri dikkat etmeniz gereken önemli detaylar.

Safevi dönem mimarisinin başyapıtlarından biri kabul edilen bu camiyle, Ali Gapu Sarayı arasında meydanın altından geçen bir tünel uzanıyormuş zamanında. Saray kadınları, ibadete gidecekleri vakit bu tüneli kullanırlarmış.

4. Ali Gapu Sarayı

İmam Meydan’ının batısında Kraliyet Sarayı olarak bilinen Ali Gapu Sarayı (Devlet Kapısı), Şah Abbas’ın emriyle 1597’de yapılmış. İki yana doğru genişleyen altı katlı Ali Kapu Sarayı, meydana hâkim bir konumda bulunuyor. Şah Abbas’ın meydandaki törenleri izlediği saray, “Ali’nin Kapısı” anlamına geliyor.

Her birine dik merdivenlerle çıkılan katların tavanlarında ve duvarlarında birbirinden değişik süslemeler göze çarpıyor. Sanki Acem diyarının tekmil hayvanları; geyik, tilki, tavus kuşu, güvercin ve bülbüller bu sarayın dört bir yanında en parlak ve gösterişli halleriyle poz vermişler.

Ali Gapu Sarayı’nın, 18 ince ve zarif sütun üzerinde yükselen terası oldukça ilgi çekici ve meydanı fotoğraflamak için güzel bir konum sağlıyor. Altıncı katta yer alan, en iyi akustik ortamı yaratacak şekilde tasarlanmış harikulade bir müzik odası bulunuyor.

5. Bazar-e Bozurg

Bazar-Bozurg-Esfahan
Bazar-e Bozurg, Esfahan

Tarihi 11. yüzyıla kadar giden İsfahan Büyük Çarşısı, Ortadoğu’daki en eski ve büyük çarşılar arasında yer alıyor. İmam Meydanı’nın kuzey kanadında yer alan Cuma Camisi ile bağlantısı var. Ünlü İsfahan halıları bu pazardan alınabilir. Çarşı, haftada 1 gün sadece kadınlar için açılıyor. Cuma Camisi’nin 2 km kadar kuzey doğusunda yer alır.

6. Mescid-i Cuma

Cuma-Camisi-Isfahan
Cuma Camisi, Isfahan

Ulu Cami olarak da bilinen bu Cuma Camii‘nin geçmişi 8. Yüzyıla kadar gidiyor. Büyük bir bölümü Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah zamanında (1072-1092), ünlü vezir Niam-ül Mülk tarafından yeni eklemeler yapılmış. İran’da her şehirde Cuma namazının, oranın mülki amiri tarafından kıldırıldığı ve hutbede toplumsal ve siyasal konulara yer verildiği bir Cuma Camii bulunuyor.

Cuma Camii, Selçuklu, Moğol ve Safevi dönemi mimari tarzlarının karışımını yansıtıyor. Bu caminin içindeki kubbelerden birinin adı Nizam-ül Mülk Kubbesi. Caminin bizim alışık olduğumuz sade işlemelerden çok uzak ışıltılı ve ihtişamlı görüntüsü karşısında insan kendini seyretmekten alamıyor. Mescid-i Cuma Cami, 2012’den bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunuyor.

7. Çehar Bağ Medresesi

Çehar Bağ Medresesi, 1704-1714 arasında yapılmış. Döneminde kervansaray olarak kullanılan bu yer şimdi Abbasi Otel olarak işletiliyor. ziyaretlerimden birinde de şehrin bu meşhur otelinde kaldım. Burası kalmasanız da gidip bahçesinde bir şeyler içebileceğiniz şahane bir tarihi otel.

8. Siosepol Köprüsü

Isfahan-Seosepol-Bridge
Seosepol Köprüsü
Isfahan-Si-o-se-pol-Bridge
Siosepol Köprüsü Çayevi

Zağros Dağlarından doğan ve İsfahan’ın ortasından geçerek şehre hayat veren Zayenderud Nehri, Pers imparatorluğu, Safevi ve Selçuklu devletlerine başkentlik yapmış İsfahan’ın can damarı. İsfahan’ın sembolü olan 33 Ayaklı Köprü’nün yanı sıra, farklı zamanlara ve medeniyetlere ait, fonksiyon ve mimari estetik bakımından önemli pek çok taş köprüyü üzerinde barındırıyor.

İsfahan’da, köprüler fonksiyonlarından ziyade bir sosyalleşme alanı olarak kullanılıyor. Nehir üzerinde yer alan Siosepol Köprüsü güzelliği ile oldukça etkileyici. 1602’de inşa edilmiş ve Farsça 33 anlamına gelen Siosepol Köprüsü, Köprü Si o Se Çeşme, Çehar Bağ, Celfa ve Zayende Rûd isimleriyle de biliniyor.

Kendisini ayakta tutan 33 sütun üzerine inşa edilmiş. 300 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğinde olan köprü, I. Abbas’ın meşhur komutanı Allahverdi Han tarafından yaptırılmış. Köprünün alt tarafındaki çayhaneler, İran’ın mis kokulu çaylarını nehre doğru yudumlayanlarla dolup taşıyor.

9. Tarihi Çehar Bağ Mesire Alanı

Şah Abbas’ın 42 sene süren saltanatının, 25 yıllık döneminde İsfahan kentini yeniden inşa edilip geliştirdi. İsfahan kentinin büyümesine yön verecek geniş ve uzun bir cadde inşa ettirdi. Bulvar niteliğinde olan ve her iki tarafı ve ortası ağaçlandırılan bu cadde, Çahar-Bağ olarak adlandırıldı. Böylece İsfahan’ın tarihi dokusunu ve eski kentini yeni kente bağladı.

İsfahan’ın ana caddesi olan Chaharbagh, merkez bölgede Zayende Irmağı kıyısında başlayıp 10 km kadar kuzeye doğru uzanıyor. Tarihi Kent Bölgesi ise bu caddenin doğu bölümünde yer alıyor. Bu kesimin ilk göze çarpan yapısı ise halen eğitim vermeye devam eden Şah Medresesi. Ziyaretçilere kapalı olan medreseyi ancak dışarıdan görebiliyorsunuz. Chehel Sütun Sarayı ve Doğal Bilimler Müzesi bu çevrede gezilebilecek yerler arasında bulunuyor.

10. Çehel Sütün Sarayı

Cehel-Sutun-Sarayi

Çehel Sütün, Şah Abbas döneminde yapına başlamış ve II. Şah Abbas döneminde 1647’de tamamlanmış. Saray, 67.000 m2’lik bir alana yayılan Çehel Sütun bağının ortasında yer alıyor. Bahçesinde yüksek ağaçlar ve önünde büyük bir havuz dikkati çekiyor. 20 sütunlu sarayın önündeki havuzda yansıyan 20 sütun görüntüsü nedeniyle Kırk Sütun Sarayı olarak adlandırılmış.

İsfahan Çehel Sütün Sarayı duvarlarını süsleyen 17. yüzyıl resimlerinde, ellerinde şarap kadehleriyle, dans eden rakkaseleri izleyen Safevi hükümdarlarının saray şölenleri betimlenmiş. Şah burada misafirlerini ağırlar, yabancı elçiler ve devlet adamlarına görkemli resepsiyonlar verirmiş.

Yüksek sütunları, işlemeli tavanları ve duvarlardaki zengin minyatürleri çok etkileyici. Bunlardan birinde büyük bir tablo halinde Yavuz Selim ile Şah İsmail’in Çaldıran savaşı da resmedilmiş. Saray 1706’de yanmış ve yeniden yapılmış, şimdi ise Eski Eserler Müzesi olarak kullanılıyor. Müzede resim çekmek yasak.

Çehel Sütün Sarayı yakınında üç müze bulunuyor. İran Dekoratif Sanatlar Müzesi’nde Safevi ve Kaçar dönemlerine ait minyatür, cam işçiliği ürünleri, eski elyazmaları Kur’an’lar, seramik, tahta oymacılık eserleri, silahlar görülebilir. Çağdaş Sanat Müzesi’nde, çoğunlukla İsfahanlı sanatçıların güncel sergileri gösteriliyor. Çehel Sütün Sarayı yanında ise Doğal Tarih Müzesi bulunuyor. Müzenin bahçesinde fil, zürafa ve dinozor gibi hayvanların maketleri yer alıyor.

11. Heşt Beheşt Sarayı

Tarihî Heşt Beheşt Sarayı, Safevî döneminin son sultanlarının yaşadıkları görkemli saraylarından birisi. Süleyman Şah zamanında 1660’de yapılmış. Safevi döneminin son sultanlarının yaşadıkları Hasht Behest (8 Cennet) Sarayı, zamanında oldukça lüks dekore edilmiş görkemli bir saraydı. Ancak yıllar içerisinde çok zarar görmüş. 7 Cennet anlamına geliyor. Ağaç kolonlarla ayakta duran teras ağaçlarla süslenmiş parka bakıyor.

12. Hacu Köprüsü

Khaju-hacu-Koprusu-Bridge
Hacu Köprüsü (Khaju Bridge)

Timur döneminin sonlarında yaya, atlı ve deve kervanları için yapılan köprü, II. Şah Abbas’ın emriyle 1650 yılında bu dönemden kalma eski köprünün yerine yaptırılmış. Şah Köprüsü olarak da biliniyor. Safeviler döneminde dünyanın en güzel köprüleri arasında gösterilen bu köprünün uzunluğu 133 metre, genişliği 12 metredir; 23 kemerden oluşuyor.

Hem nehrin akışını düzenlemek hem de çevredeki alanların sulanması için yararlanılmış. Nehre doğru uzanan taş merdivenlerde, sadece nehri izlemek için bir köşede saatlerce oturan, bu güzelliğin içine kendini dahil edenlerin sayısı oldukça fazla.

13. Çehel Dohter Minaresi

İsfahan’daki Selçuklu dönemi eserlerinden birisi Çehel Dohter Minaresi. Minare ajurlarla ve Kufî hatla yazılmış kitâbelerle süslenmiş.

14. Colfa Mahallesi

Zayande Nehri’nin güney kıyısında yer alan Yeni Culfa Mahallesi’nde Ermeniler yaşıyor. Zayandeh Nehri’nin güneyinde bulunan ve başta Vank Katedrali olmak üzere 13 Hıristiyan kilise ve katedralini barındıran bir bölge. İsfahan’ın zengin mahallesi olarak da biliniyor.

Osmanlılarla savaşlar esnasında Cağaloğlu Sinan Paşa’nın İran sınırına girmesinden önce, 1604 yılında Şah’ın emriyle Colfa (Jolfa) şehrinin tamamen yıktırılıp, buradaki yaşayan Ermeniler İsfahan’a göç ettirilmiş. Ermeniler, İsfahan’da Colfa adlı Hıristiyan mahallesini oluşturmuşlar.

Şah Abbas tarafından kendilerine, toprak satın alma, kendi idarecilerini tayin etme, dini merasimlerini özgürce yapabilme gibi bazı özel imtiyazlar tanınmış. Bu mahallede, başta Vank Katedrali olmak üzere 13 Hıristiyan kilisesi ve katedrali bulunuyor. Bethlehem ve St. Mary Kiliseleri de görülmeye değer.

15. Vank Katedrali

Vank Church, Esfahan, İran
Vank Church, Esfahan, İran

Şah Abbas döneminde, Aras ırmağı civarında İsfahan’a göç ettirilen Ermeniler, 1606-655 yılları arasında Vank Katedrali (Kelisa-ye Vank) yaptırdılar. Vank kilisesinin iç dekorunda genellikle İtalyan sanatkârlar yaptıklarından Florans kilisesi arasında benzerlikler bulunuyor. Safevi dönemi süsleme sanatı minyatür, çiçek ve kuşların yer aldığı süslemelerle dikkat çeker.

16. Manar Jonban (Sallanan Minareler)

Sallanan-Minare-Manar-Jonban
Sallanan Minareler (Manar Jonban)

Moğollar döneminde yaşamış ve 1.316 yılında ölmüş Ebu Abdullah adlı bir dervişin türbesi olan Manar Jonban, 17 metre yüksekliğinde 2 adet sallanan minareye sahip. Eskiden belli saatlerde, gösteriyi bekleyen izleyiciler için müezzin veya görevli bir genç çocuk tekbir sesleriyle zıplayarak minareyi sallıyormuş. 2007’den bu yana bu gösteri artık yapılmıyor. İsfahan merkezin 7 km batısında yer alıyor.

17. Ateşkadeh

Ateşkadeh Tapınağı, İsfahan, İran
Ateşkadeh Tapınağı, İsfahan, İran

Güzelliği ile herkesi büyüleyen İsfahan, gecesiyle gündüzüyle ayrı bir atmosfer sunuyor. Şehir hem gündüz hem de gece, ayrı ayır gezmeye değiyor. Gece ile birlikte iş yerlerinden ve evlerinden çıkan insanlar meydanları dolduruyor, köprü ve sokaklarda akşam gezmelerine çıkıyor; şehir yeniden canlanıyor.

Ateşkadeh (Ateşgadeh), yüksekçe bir tepenin üstündeki tapınakta bulunan, Zerdüştlerin sönmeyen kutsal bir ateşine ev sahipliği yapan kadim bir tapınaktı. Devasa bir taş kadeh içerisinde sürekli yanık tutulan bu ateş Sasaniler devrinden bu yana sönmeyen bir ateş kadehine sahipti. Ancak uzun yıllardır bu kadim tapınak artık harabe halde duruyor. Dünyanın en eski tapınaklardan biri oalrak adı geçen tapınaktan geriye sadece birkaç kalıntı geriye kalmış. İsfahan şehrini yukarıdan görmek için uygun bir yer. Bu Zerdüşt tapınağı, Sallanan Minareler’in 2 km batısında bulunuyor.

18. Shahrzad Restoranı

İsfahan’dan en çok dikkat çeken restoranlarından biri olan Shahrzad Restoran, bir sanat galerisi görünümünde. Tavanı ve duvarları minyatür resimlerle, İran taşlarıyla süslenmiş ve hoş bir aydınlatması var. Akşamları önünde kuyruk oluşuyor. Yeni açılan restoranlar ile eskisi kadar ilgi görmese de yerel İran lezzetlerini hoş bir atmosferde tatmak için uygun bir yer.

İsfahan, her yıl 20 milyondan fazla turisti hak edecek güzellikte. Ülkenin siyasi yapısı ve kadınların örtünme kuralı nedeniyle çok sayıda turist kaybediyor. İran insanının sıcaklığı ile bir kez tanışan herkesin, İran hakkında şimdiye kadar hissettiği endişe ve ön yargıları hemen bir kenara bırakacağına eminim. Türk Hava Yolları, pazar, salı, çarşamba ve cumartesi günleri gidiş; çarşamba, perşembe, pazar ve pazartesi günleri dönüş olmak üzere, haftada 4 defa İsfahan’a tarifeli seferler düzenliyor.

İran’ın tüm siyasal istikrarsızlığına ve birçoğu yürürlükte olmayan şeriat kurallarına rağmen, zengin bir kültürel mirasa sahip İsfahan keşfedilmeye değer bir şehir. Daha önce İran hakkında bildiklerinizi bir kenara bırakın ve gidin, görün!

26 YORUM

  1. Sorularınızı Instagram @yoldaolmak hesabımdan sorabilirsiniz

    145,2k Takipçiler
    Takip et
  2. İsfahan nısfi cihan (İsfahan dünyanın yarısıdır) demişler. Bir abartı olsa da İsfahan dünyada görülmesi gereken ilk ona girer. Ben iki gün ziyaret ettim, gezdim, ama tam gezemedim. Bir dahaki seferde uzun süreli, hem de ailemle gidip görmeyi, akşam sokaklarında dolaşmayı, köprü üzerinde yürüyüp yazları köprü ayaklarının kenarlarına kurulan masalarda çay içmeyi istiyorum.
    Bu arada yukarıda Sallanan Minarelerin artık sallandırılmadığını yazmışlar, bu bilgi doğru değildir, ben beş gün önce oradaydım ve minareler bizler için sallandı.
    Semerkant’taki Registan Meydanından sonra listeme yeni bir meydan ekledim: Nakş-ı cihan’daki İmam Meydanı.

  3. Merhaba Temmuz ayı İçin planlamış bir İran gezimiz var.kıyafet tercihi konusunda fikirlerinizi alabilir miyim.teşekkürler

  4. Güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.
    Sanırım Çehel Sütün Sarayı isminde verilen fotoğraf Heşt Beheşt Sarayı’na ait.

  5. Merhaba Kemal bey,
    Blogunuz gerçekten yararlı ve tamamlayıcı bilgilerle dolu.
    Isfahanda, Vank katedraline 1 dk yuruyuş mesafesinde muhteşem bir şerbet-hane bulmuştum, sizinle de paylaşmak isterim; Şerbet-hane Firooz (شربت خانه فیروز)- Vank katedralinden çıkınca çok sıcak ve hoş bir ortamda dinlenmek ve geleneksel şerbetlerden tatmak isterseniz, kesinlikle tavsiye edilir. ٍHer karesinde eskitme tarzında bordo ve koyu yeşil duvar boyaları ve yarım küre şeklindeki alçak tavanında ise mavi çimen yeşili ve abartılı olmayan altın renkteki desenleri ortama farklı bir hava katmış.
    Fiyat olarak ise şehirdeki diğer cafe veya şerbetçiler ile aynıdır.

    Ayrıca, dekorasyon ve yemek kalitesi açısından, Sofrekhanee Sonnati Naghshe Jahan’ı da
    (رستوران سنتی نقش جهان) tavsiye etmek istiyorum (Naghshe Jahan meydanının doğu cephesinde ikinci kattadır, restorana çıkan merdivenleri bulabilmek için yerel insanlara sormak gerekebilir). Kebap koobideh ve Halim Bademjan yemeklerini denemiştim, usulünce yapılmıştı. Restoranın iç mekanı ise klimanın üzeri dahil, minyatür ve Isfahan sanatıyla dolu.

  6. İran’da özellikle görmeyi istediğim; dünyanın en eski dinlerinden biri sayılan, zerdüştlere ait ateşkadeh tapınağı. Aynı zamanda özel bir ilgim olduğu için de hala zerdüşti inancını yaşayan insanların olması, bu kültürde beni en çok cezbeden şey. İran çağlar boyu büyük medeniyetlere kucak açmış, köklü bir kültüre sahip bir yer olmanın yanı sıra; önemli düşün ve bilim insanlarının yaşadığı bir medeniyet.

  7. Facebook sayfanızı uzun süredir takip ediyorum ama sitenizdeki birçok yazıyı okuma fırsatım olmamıştı. Şimdi grip olup evde yatarken yazılarınızın çoğunu okuma fırsatı buldum. Bir çok kişinin aksine İran’ın göreme isteğim çok fazla. Bir kaç gün önce bir belgesel kanalında İstanbul’dan İran’a yapılan tren gezisine takıldım. Üzerine sizin yazılarınızı da okuyunca merakım biraz daha arttı doğrusu. Umarım yakın zamanda bir fırsatını buluruz bu gezi için.

  8. Isfahan’daki muzede yer alan, Turklerin Ermenilere uyguladigi sozde Ermeni soykirimini anlatan resim ve yaziyi protesto ediyorum.

    • Vank Katedrali, İsfaha’ın Jolfa Bölgesinde yaşayan Ermenilerin bir kilisesi. Onlar da kendi ellerindeki belgeler ve foroğraflarla o dönem çekilen acıları orada ortaya koymuşlar. Ne tarihçilerimiz, ne de siyasilerimiz bu sorunu çözmediler.

      • Isfehan’ı çok güzel anlatmışsınız. Bize iki gün yetmedi ilk firsatta tekrar gitmeyi planliyoruz. Iran bizi çok şaşırttı. Yıllardır Iran mi oluyoruz derken, dönüşte onlar Türkiye olmaktan korksun dedim. Muazzam bir kültürel ve sanat mirası var orada ve binlerce yillik tarihleri sadece kendilerine ait. Bu nedenle sahip çıkmasını da bilmişler. Sanıyorum Iran’da ambargolarin kalkmasiyla turizm patlama yapacak şimdiden Hilton, Marriot gibi büyük otel zincirleri siraya girmişler. Turizm insanları değiştirmeden fiyatlar uçmadan tekrar gitmeli. Şimdi bile Müze, cami girişlerine 20-30 liradan ciddi bir para harcadık. Özet olarak İran kazara bulunmuş bir mücevher sandığı gibi. Iki üç geziyle bitecek bir yer değil.

  9. Gecmiste insa edilen kopruler, camiler ve saraylarin mimari bir guzelligi ve kaliciligi var. Her biri bir saheser. Simdikiler ise bunlarin yaninda ucube gibi gorunuyor.

    • İran’In şehirleri, özellikle İsfahan, Şiraz ve Yazd tarihi dokusunu ve atmosferini koruyan şehirler. Şehrin büyüyen yeni kısımları modern şehirlere benzese de; tarih kokan eski bölgeleri neredeyse olduğu gibi duruyor.

  10. Merhaba Kemal,
    Cok guzel gezmissiniz. Bunlari paylastiginiz icin cok tesekkurler. Okumasi bile heyecanli.
    Izmirde misiniz? Bir sonraki rotaniz belli mi?

    • Merhaba Ayten, Aslında yazılacak daha çok detay ve konu var, zamanla onları da paylaşacağım. Benim için hem gezmesi, hem de yazması heyecan verici oldu. İran’ı seviyorum.

      Şu an İzmir’deyim, 16 Mayıs’ta 4 günlük Batum, Gürcistan seyahatim olacak. Döndüğümün ertesi günü de Kuala Lumpur, Malezya’ya geçeceğim. 1-2 ay seyahat etmeyi planlıyorum.

  11. Ateşgadeh tapınağı çok yorucu bir tırmanış gerektiriyor. Buradan şehrin manzarası izlemek ve fotoğraf çekmek için uygun. Siesepol köprüsü altında çay içmeden dönmeyin.

    • Aynen. Şehrin her bir köşesi keşfedilmeyi hak ediyor. Çay kültürü oldukça gelişmiş, Siesepol Köprüsü altı, en güzel çay keyfi yapıalcak yerlerden. Nehride su yokken tadı yok yalnız.

      • Aynen öyle. Yazd’a su göndermenin başka yolunu bulamamışlar mı 🙁 Ben nehrin kurumuş halini görebildim, günbatımı yine de harikaydı. Nehrin akan halinin muhteşem olduğunu hayal edebildim. Şehri çok beğendim fakat İsfan’ın şu gönüllü kadın kontrolcüleri can sıkıcı. Akan nehir gibi kadınları da içten içe kurutuyorlar…

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın