Tayland’ın başkenti Bangkok, 9 milyon nüfusuyla kalabalık bu şehri, ilk görenleri pek de cezbetmiyor. Tropikal güneşin yakıcı sıcaklığıyla birleşen nem, kendisini keşfetmeye gelenleri havalimanından itibaren şaşırtmaya yetiyor.

2013 yılında 15 milyon turisti ağırlamayı hedefleyen Bangkok şehrine dair yayınladığım bazı Instagram fotoğraflarını paylaşmak istedim. Instagram’da beni takip etmek istiyorsanız tıklayın. Bazı fotoğrafları sadece orada paylaşıyorum.

Instagram Fotoğrafında Bangkok

1. Damnoen Saduak Floating Market

Yuzen-Carsi-Bangkok-Resim

Bangkok’a 104 km uzaklıkta yer alan yüzen pazar Damnoen Saduak Yüzen Pazar, ülkenin en turistik 10 yerinden birisi olarak oldukça ilgi görüyor.

Sabahın erken saatlerinde tekneleriyle pazarda satışa başlayan Taylandlılar, meyve ve sebze yüklü teknelerinden turist kalabalıklarına satış yapmaya çalışıyor. Tayland ile ilgili belgesellerin ana konularından biri olan yüzen çarşıda hemen her türlü hediyelik eşyayı da bulmak mümkün. Yüzen çarşıyı öğlene kadar açık. Fotoğraf: Elimde kızarmış muz ile, uzun süre oturup pazarı izlediğim kanallardan birinden çekildi. Ekim 2013.

2. Yatan Budha Tapınağı (Wat Pho)

Yatan-Buda-Tapinagi

Yatan Budha Tapınağı veya Thai adıyla Wat Phra Chetuphon, Bangkok’un en eski ve en çok ilgi gören, en büyük Budist tapınağı. Tıp ve tarih konusu dışında, geleneksel Thai masajı ve meditasyon konusunda eğitim merkezi olan tapınak, Tayland’ın ilk üniversitesi olarak da kabul ediliyor.

Wat Pho, her gün 08.30-17.00 saatleri arasında ziyarete açık.  Tapınağın giriş ücreti 100 Baht. Fotoğraf: Ekim 2013’te yaptığım Bangkok ve Phuket’i kapsayan gezimden.

3. Wat Arun

Wat-Arun-bangkok-Resim

Wat Arun, diğer adıyla Şafak Tapınağı, uzun yıllar Tayland’ın en yüksek yapısıydı. Tayland tanıtım broşürlerinde sıkça geçen Bangkok’un bu ikonik tapınağı, Chao Phraya Nehri’nin batı kıyısında yer alıyor. Wat Arun’nun tam ortasında yükselen 82 metre yüksekliğinde praang adı verilen yapısıyla dikkat çeken tapınak, Kımer mimarisinin özelliklerini taşıyor.

Çin porseleninden kaplanmış olan tapınak gün batımlarında ve gece ışıklandırmasıyla büyüleyici bir görünüm kazanıyor. 300 yıllık tapınak Wat Arun, şehirdeki diğer tapınakların aksine hala aktif bir tapınak kompleksi olarak hizmet veriyor. Sabah 8’de açılan tapınak akşam saat 5.30’a kadar ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti 50 Baht. Fotoğraf: Chao Praya Nehrinde, gün batımına yakın yaptığım bir tekne turundan. Ekim 2013

4. Grand Palace

Bangkok-Grand-Palace

Grand Palace (Büyük Saray), Bangkok’un en ünlü yerlerinden birisi. 150 yıldan uzunca bir süre Tayland Kraliyet merkezi olarak kullanılan saray, yüzden fazla bina ve tapınak kompleksinden oluşuyor. 1925 yılına kadar Tayland kraliyet konutu olarak kullanılan ve bugün bölümleri müze olarak halka açık olan sarayın, bazı binaları hala kraliyet ofisleri olarak hizmet veriyor.

Bangkok’un eski şehir olarak adlandırılan Rattanakosin bölümünde yer alan, Grand Palace sabah 08.30–16.30 saatleri arası ziyarete arası açık. Bilet satışı 15.30’a kadar yapılıyor. Grand Palace ziyaretinde uyulması gereken kıyafet yönetmeliği oldukça katı. Mutlaka ayakları, bacakları ve kolları kapatacak kıyafetleri giymek şart. Sarayı kompleksini gezmek en az 3 saat, hatta yarım gün gerekiyor. Hafta sonları çok kalabalık olduğundan, hafta içi ziyaret etmek tavsiye edilir.

Fotoğraf: MalaysiaToursim Board daveti için gittiğim Kuala Lumpur sonrası, 1 ay süren Tayland seyahatimde Grand Palace, Bangkok’ta çekildi. Haziran 2013.

5. Altın Budha Tapınağı (Wat Traimit)

Golden-Buda-Bangkok

Wat Traimit ya da Altın Budha Tapınağı, Tayland turu yapanların mutlaka gördüğü yerler arasında yer alıyor. Tapınakta yer alan 5 ton ağırlığındaki 18 ayar som altından yapılmış, yekpare Oturan Buda heykeli, turistlerce oldukça çok ilgi görüyor. Altın Budha Heykeli’nin hikayesi ise oldukça ilginç.

1955 yılında liman genişletme çalışmaları sonucunda ortaya çıkan heykel, ilk bulunduğunda topraktan yapıldığı zannedilip bir depoya kaldırılmış. 20 yıl sonrasında bulunduğu yerden şimdi bulunduğu tapınağa getirilmek istenirken, vinçten düşen heykelin, altın kısımlarının ortaya çıkması büyük bir sürpriz olmuş.

13. Yüzyıl Sukhotai döneminden kalma olduğu anlaşılan heykel, muhtemelen artan Burma saldırıları ve yağmalardan korunması için alçıyla kaplandığı düşünülüyor. Çin Mahallesi’nde bulunan Wat Traimit, ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

6. Tropikal Meyveler

Bangkok-Mangostan

Tayland’a gelip de egzotik tropikal meyvelerin tadına bakmadan dönmek olmaz. Birbirinden lezzetli ve ilginç görünümlü tropik meyveler ve bunlardan yapılan meyve suları nefistir.

Bol kokulu Mango, Longan, tatlı, Jack Fruit, Rose Apple, Passion Fruit, leziz Guava, leziz Ananas, kavun gibi kıvamı olan Papaya ve en sevdiğim meyve olan Mangosten bunların başında geliyor.

Yine Dragon Fruit, Snake Skin Fruit, Rambutan ve meyvelerin kralı olarak geçen Durian da unutulmamalı. Kokusundan dolayı Durian’ın çoğu ülkede toplu taşıma araçlarına alınmasının yasak olduğunu belirtelim. Fotoğraf: En sevdiğim tropikal meyvelerden mangostan.

7. Bangkok Tren istasyonu

Bangkok-Tren

Evet, Bangkok’un trafiği insanın sabrını zorluyor. Günün veya gecenin herhangi bir zamanda yakalandığınızda, çok değerli zaman israf oluyor. Daha 3 hafta önce yağmurlu bir saatte Bangkok trafiğine yakalanmıştım. Çok acil halletmem gereken bir için otelime dönmek için taksiye bindim. Başlayan yağmurla birlikte, 15 dakikalık yolu ancak 1,5 saatte gidebildim.

Ancak diğer yandan Bangkok ulaşım toplu taşıma alternatifleri çok modern ve mükemmel sayılır. Skytrain (BTS) ve metro (MRT) ağı, şehrin çoğu merkezi noktası arasında hızlı ve kolay ulaşımı sağlıyor. Bunun yanında Chao Praya nehri üzerinden nehir tekneleriyle yolculuk, Bangkok’a giden herkesin en az bir kez denemesi gereken bir şey.

Bangkok ile özdeşleşen tuktuk ve motosiklet taksileri ise her an, her yerde, her saat bulmak mümkün. Fotoğraf: 1916 yılında açılmış olan Bangkok ana tren istasyonu Hua Lamphong. Uzun bir tren yolculuğu ile Chiang Mai‘ye gidiyorum.

8. Thai Mutfağı

Bangkok-Yemek

Acı, ekşi, tatlı, tuzlu, baharatlı… Deniz mahsulleri ve egzotik meyve cenneti Tayland, sayısız sos ve çeşni ile yaratılan otantik lezzetlerin anayurdu sayılıyor. Güçlü aromatik unsurları birbirine karıştırıldığı Thai Mutfağı dünyaca ünlü. Farklı ana tatların bir arada kullanıldığı Tayland yemekleri, Vietnam Savaşı döneminde Amerikan askerlerinin Pattaya‘ya gelmesi ile birlikte dünyaca tanınmaya başlanmış. İtalyan mutfağı, Fransız mutfağı ve Çin mutfağından sonra Tayland mutfağı, dünyanın dördüncü bilinen mutfağı olarak geçiyor.

Ancak ne yazık ki bu lezzetlerin bizim damak tadımızla pek örtüştüğü söylenemez. Köri sosları, palmiye ve balık yağı, sıkça kullanılan şekerli domates sosu ve hemen her şeye şeker eklemleri farklı tatlar ortaya çıkarıyor.

Çorba, balık ve deniz ürünleri, köri soslu et ve sebze yemekleri sofraları süslüyor. Eğer deniz ürünleri ile aranız yoksa ve benim gibi köri sosu beğenmiyorsanız işiniz zor. Tabi bu aç kalacağınız anlamına gelmiyor. Sokak tezgahlarından birbirinden farklı lezzetleri keşfetmek mümkün. Fotoğraf: Kaju fıstıklı ve sebzeli tavuk (Deep Fried Chicken with cashew nut). Haziran 2013.

9. Bangkok Geceleri

Bangkok

Bangkok tropikal iklim kuşağında bulunuyor, Kasım-Mart dönemi Bangkok’a gitmek için en uygun zaman. Bu dönem yağış daha az, ancak ne zaman yağmurun bastıracağı da belli olmayan bir havaya sahip. Yağmurlu sezon Mart sonrası başlıyor ve Kasım ortasına kadar sürüyor. Bu dönemde hava sıcak, hem de çok sıcak!

Buna rağmen Bangkok 4 mevsim ziyaret edilebilecek bir şehir. Bangkok gece hayatının kalbi PatpongNana ve Soi Cowboy bölgelerindeki bar, cafe, disko ve gece klüpleri hemen her zaman dolup taşıyor. Asya’nın bu büyük başkenti gece hayatı açısından çok şey vaadediyor. Günlük gezinin arkasından keyifli bir akşam ve eğlence sunan şehirde, mükemmel canlı müzik ve caz sunan gece kulüpleri, ultra serin ve modern barlar, tarz sahibi kulüpler ve zengin menüler sunan büyük restoranlara kadar her şeyi bulabilirsiniz. Fotoğraf: yağışlı sezon olan Haziran 2013’te çekildi.

10. Bangkok Sea Food Restaurant

Bangkok-Sea-Food-Restaurant

Bu restorandan bahsetmeden geçmek eksiklik olurdu. Deniz ürünleri sevenler için Bangkok’ta görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Restoran oldukça büyük ve iyi dekore edilmiş. Öncelikle reyonları gezip alışverişinizi yapıyorsunuz. İster ıstakoz, ister yengeç, balık, isterseniz sadece sebzelerden oluşan vejetaryen bir menü arzu edin… Yani ne dilerseniz, nasıl dilerseniz öyle pişirtebiliyorsunuz.

Alışveriş sepetine afiyetle yiyeceğiniz şeyleri dolduruyorsunuz ve kasada ödeme yapıp masanıza geçiyorsunuz. Yanınıza gelen garsona neyi nasıl pişirmeleri gerektiğini söylüyorsunuz, o sırada sepetteki balığınız zıplayıp duruyor. Fiyatlar Türkiye’deki lüks restoranlarla kıyaslanmayacak derece ucuz ve leziz. Bu restorana rağmen, Bangkok’a gittim aç kaldım diyenlere diyecek bir şey kalmıyor. Gidin, deneyin!

Fotoğraf: Orkidelerle ve deniz konsepti ile süslenmiş Bangkok Sea Food Restaurant. Ekim 2013.

21 YORUMLAR

  1. Bir gün seyahat planlarımızda yer alırsa mutlaka tekrar okumamız gereken bir yazı olmuş, fotoğraflarla desteklenmesi de güzel, elinize sağlık.. Sanırım Bangkok’ta ben aç kalmam, yemeğiniz çok ta kötü görünmüyor çünkü 🙂 mangostan demişsiniz, en sevdiğim meyvelerden olan mango ile akrabalığı var mı yoksa isim benzerliği mi ?

  2. Merhaba sitenizi yeni keşfettim harika elinize sağlık. Taylandd’a bende 10 gün kadar vakit geçirdim. Aklım hep orda doğası, yemekleri ve özellikle budizmin getirmiş oldugu olgunluk dinginlik sinmiş insanlarıyla Tayland ve Asya bambaşka… Sağlıcakla kalın…

  3. Bangkok en keyif aldığım gezilerden biriydi. Sizin de bahsettiğiniz gibi başta çok çekici gelmese de gezip gördükçe insanı içine çekiyor. Şehir sürekli hareket halinde, hiç durmuyor. Trafiği belki İstanbul trafiğinden daha felaket ama taksileri benim çok hoşuma gitmişti; rengarenk!

    Özel firmalara ait olan taksiler firmalarına göre renk değiştiriyor; kırmızı, yeşil, pembe, mavi 🙂 Yüzen Çarşı, fantastik, büyüleyici! Teknelerde meyve satan, muz kızartan, yöresel yemek yapan bayanlardan; tezgahlarda her türlü hediyelik eşya bulunduran esnaflarına kadar hepsi muazzam bir ambiyans içinde.

    Yüzen Çarşı’ya girdiğimde bir dövizci bayan ile karşılaştım. Ben ne kadar bozduracağımı düşünürken o öğrendiği çat-pat Türkçe ile “kefenin cebi yok!” deyiverdi bana. Birbirinden güzel anılar biriktirerek döndüğüm bir şehir Bangkok.

  4. Asya’da en merak ettiğim yer Bangkok. Bir filmde görmüştüm ordada da şehrin trafik sorununa dem vuruyordu.

  5. Bir gün yolum buralara uzun uzun düşecek, biliyorum. Belki gelecekte çoktan gittim buralara da o yüzden böylesine özlem duyuyorum. O sık sık seyahat ettiğim günleri bugüne çağırmak istyorum! Tek ihtiyacım olan yeterli para ve zaman. İkisini birleştirmeyi başardığımda Asya kıtasından başlamak üzere bütün Orta Doğu’yu ardından da Avrupa’yı gezip göreceğim. Bitecek mi? Bitmez. Ömür kadar sürer elbet.

  6. 10 gun önce, ölmeden görmek istedigim yerler listesine eklediğim yer: Bangkok, Phuket Adasi. Şu an bir arkadasim orada ve dönüşteki maceralarini heyecanla bekliyorum. Burada da görmüş olmam güzel oldu, kesfetmenin yaninda baskalarinin keşiflerinden faydalanmak da güven verici. Hele ki bir yere gitmeden önce en az birkaç liste hazırlayan biriyseniz. 🙂

  7. İnstagram’da Bangkok fotograflarınızı begene begene bir hal olmuştum ki yazıyı farkettim. 🙂 Gerçekten bambaşka bir dünyadan fotograflar sanki… Ben de biriken parayı hemen uçak biletine çevirmesem çok istiyorum Bangkok’a gitmeyi.

  8. Tayland ve Nepal’i çok merak ediyorum ama özellikle cidden Tayland a bilet ateş pahası. O birikene kadar Avrupa parası çıkıyor ya, hooop oraya gidiyom 😀 Sabırsız olmak. Yeni nesil hastalık

  9. Mangosten benimde en sevdiğim meyve idi. Tadını tarif etmek kolayı bilmeyen birine kolayı tarif etmek gibi 🙂 hafif ekşi ve tatlı arası içi sarmısak şeklinde çok güzel bir meyveydi. Bir dahaki tayland seyahatimde kesinlikle birkaç kilo getireceğim.

    Kemal Bey yazılarınızı severek okuyorum. Acaba Tayland’da bildiğiniz güvenilir ve işini profesyonelce yapan bir danışmanlık merkezi var mı? İş, evlilik, ev alımı, sürekli kalma için rehberlik edebilecek birileri.

  10. Bangkok’a bayıldım ben de, ama ben Thai yememklerini çok damak tadıma uygun bulmuştum. Çünkü Osmanlı’da da tatlı kullanılır. Vişneli köfteler, elmalı muzlu yemişli yemekler, evde de sık kullanırım. Çok çok beğendim tapınakları, yemekleri, dinleri ve meyveleri.

    • Bangkok ve Tayland rengarenk bir yer. Bizim bildiğimiz sokaklara hiç benzemiyor, Asya çok farklı bir yer. Yemekleri de çok çok zengin, ama konu damak tadı ve alışkanlıklar olunca biraz alışmak zor. Her gittiğimde farklı farklı yemeklerini deniyorum.

    • Bangkok, benim favori şehirlerim arasında yer alıyor. Aslında ayda bir vize sorunu olmasa uzun süre kalabileceğim de bir yer. Bangkok hakkında anlatacak daha çok şey var.

  11. Bangkok’ta 2 gün kaldım, pek bir şey anlamadım. Dediğiniz yerlerin bir çoğuna gitmedim, bilmiyordum, ondandır belki. Ama gece hayatı ve Soi Cowboy inanılmazdı. Gece hayatı eğlencesinde aşmışlar.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!