Fotoğraf Gezgini TV programı çekimleri için Güney Asya’nın ünlü başkentlerinden Bangkok’tayız. Dün ayağımızın tozuyla Kamboçya ve Laos vizesi işlemlerini halletmiştik.

Talat’ın getirmiş olduğu beyaz peynir ve zeytin ile otelimizde güzel bir kahvaltı yaptık. Bu tür uzun süren seyahatlerde en çok eksikliğini hissettiğim yiyecek beyaz peynir oluyor. Kahvaltıdan sonra metro ile Chao Pharaya Nhrine ulaştık ve nehir teknesiyle Bangkok Kraliyet Sarayı‘nın (Grand Palace) yolunu tuttuk.

Grand Palace’a taksi ile daha hızlı ve konforlu bir şekilde gidebilirdik, ancak eğer zamanla ilgili bir sıkıntınız yoksa bir şehri hissetmenin en iyi yolu toplu taşıma araçlarını kullanmak ve yürümektir. Diğer yandan Bangkok trafiğinin İstanbul’daki kadar kötü olduğunu belirtmek gerekiyor. Talat ile ben Kraliyet Sarayı’nı ve çevresinde bulunan tapınakları daha önce gezmiştik. Bu defa Fotoğraf Gezgini programı için, her yıl yüzbinlerce turisti kendisine çeken bu etkileyici yapıları Volkan ile birlikte tekrar gezdik.

Taylandlı kız
Bangkok Kraliyet Sarayı’nda bir Çinli kız.

Kraliyet Sarayı’ndan sonra 46 metre uzunluğun, 15 metre yüksekliği ile düğer ünlü ve önemli bir tapınak olan Yatan Buda Tapınağı’na geçtik. Wat Pho tapınağı, her zaman ziyaret etmekten çok keyif aldığım yerlerden birisi. Bu tapınak Tayland’ın ilk üniversitesi olarak da biliniyor. Bu tapınakta meşhur Tayland masajı öğretisi devam ediyor. Arzu edenler ders alabilecekleri gibi yorgunluklarını gidermek için bu masajı tapınak bünyesinde deneyebilirler. Tabi biz de bu fırsatı kaçırmadık ve ayak masajı yaptırdık.

Doğruyu söylemek gerekirse bugüne kadar defalarca ayak masajı yaptırdım, bu kadar sert masaj yapanla karşılaşmamıştım. Bir bildikleri vardır herhalde.

Bir önceki gün gibi yine öğle yemeğini geçiştirdik ve akşam yemeğini bir Japon restoranında yedik. Uzakdoğu’nun insanı gibi yemeklerini de çok sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim.

Niko Guido

Day 3: 20 Kasım 2013, Bangkok

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!