Bildiğiniz gibi tam zamanlı seyahat ediyor ve deneyimlerimi bu blogda yazıyorum. Seyahatim süresince de gördüklerimi ve beğendiklerimi Facebook YoldaOlmak sayfamdan paylaşıyorum. 2013 sonunda, yani neredeyse 1 yıl öncesinde bu sayfanın 11,000 takipçisi vardı. Tam da o sıralar 1 ay kadar süren Balkanlar gezisi yaptım ve biz Balkanları çok sevdik. Döndüğümde Facebook sayfamız 30 binleri aşmıştı. Şu an, 2015 yılının bu ilk günlerinde sayfayı takip eden kişi sayısı 163,000’i aştı. İlgi, beğeni, yorum ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim.

2014’ün En Çok Like Alan Fotoğrafları

Facebook YoldaOlmak sayfasında 2014’de en çok beğendiğiniz, fotoğrafları hazırladım. Tabi bu beğeni sayıları, bu fotoğrafları en iyi fotoğraflar olduğu anlamına gelmiyor. Çok çok daha iyi fotoğraflar vardı, ama belli ki Avrupa destinasyonlarını daha çok seviyoruz. Buradaki beğeni sayıları Facebook raporlarından elde edildi. O nedenle sadece fotoğrafta olan değil, fotoğrafın paylaşılmasıyla gelen beğenileri de kapsıyor. Fotoğraftaki beğeni sayılarıyla rakamlar örtüşmezse nedeni bu.

1. Hallstatt, Salzburg, Avusturya

Merak edip de bir türlü gidemediğim Salzburg şehrine 2014’te gitme fırsatı buldum. Avusturya’nın bu şirin şehri beklentilerimin ötesinde bir yer çıktı. Hoş, genelde bir beklentim ve önyargım yoktur şehirlere, ama öncesinde şehir hakkında aklımda birikmişlerden ötesini bulmak beni heyecanlandırmıştı. Salzburg Old Town (Altstadt) bölgesinin nefis sokakları, görkemli katedraller, Mirabell Gardens, hoş manzaraya sahip Hohensalzburg Kalesinin duvarları arasında olmak, Mozart’ın şehirde bıraktığı izleri görmek aklıma gelenlerden bazıları.

Hallstatt-Koyu-Salzburg

Yayın tarihi: 10 Ekim 2014 | Beğen: 33,952 | Paylaşım: 4,816 | Yorum: 1184| iPhone 5 ile çekildi

İşte böylesi yol manzaraları arasında dolaşarak, Avrupa’nın en güzel 10 köyünden biri olarak geçen Hallstatt köyüne geçtim ve bu hayatımın en güzel yolculuklarından biri oldu. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesindeki Hallstatt, tam bir masal kasabası tadında. Ben susayım, aşağıdaki fotoğraf her şeyi anlatıyor. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Hallstatt fotoğrafını görmek için tıklayın (7,200+ like) ve yine tıklayın (6,500+ like).

2. Music House, Dresden, Almanya

Music House, Almanya‘nın Dresden şehrinde yer alıyor. Bu ve bunun gibi olan birkaç binayı görmek için tam 2 saat, yağmurda yürümek durumunda kaldım. Hoş, bu gezmen çoğu da Google Map’de görünen yeri tahmin yürüterek, sokak aralarında yürüyerek bulma çabasıyla geçti. Music House nerede diye bakınıyordum, aslında sokakları gezmek için bir bahaneydi.

Dresden Music House, Almanya

Yayın tarihi: 1 Ekim 2014 | Beğen: 27,344 | Paylaşım: 3,313 | Yorum: 688| iPhone 5

Kunsthofpassage Dresden olarak bilinin avluda, birbirinden ilginç, renkli görselliğe ve rengârenk dış tasarıma sahip 4-5 tane ev bulunuyor. İçlerinden The Singing House olarak adlandırılan binanın dış duvarlarında, borulardan ve hunilerden oluşan bir düzenek var. Heykeltıraş Annette Paul ve tasarımcı Christoph Rossner ile André Tempel’in eseri olan bu bina, yağmurlu havalarda müzik çalıyor. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Kunsthofpassage Pasajı fotoğrafını görmek için tıklayın (6,800+ like).

3. Alaçatı, Çeşme

Alaçatı’nın bu renkli sokağının fotoğrafını çekerken aslında bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmiştim. Alaçatı’da kucukoteller.com.tr sitesinin sahibi, sevgili arkadaşım İzim’in önerdiği Lilamor Butik Otel‘de konakladım (Hacimemis Mah, 2056 Sokak, No: 7). Hani otelin hiç dışına çıkmadan, günler geçirmek isterim; nefis bahçesi, dekorasyonuyla ruhu olduğunu hissettiren restoranı, her biri birbirinden farklı ve özenle dekore edilmiş sımsıcak odalarıyla beni benden aldı.

Alaçatı

Yayın tarihi: 13 Temmuz 2014 | Beğen: 21,232 | Paylaşım: 1271 | Yorum: 124 | iPhone 5

Yolunuz Alaçatı’ya düşerse Lilamor Otel’de kalmasanız dahi bir damla sakızlı türk kahvesi içmeye, Günnur Ablanın nefis kurabiyelerinden yemeye gidin, pişman olmayacağınıza eminim. Alaçatı’ya yolunuz düşerse, kalabalık caddelerden biraz sıyrılın, mavi panjurlu, cumbalı evlerin arasında dolaşmayı da ihmal etmeyin. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Alaçatı fotoğrafını görmek için tıklayın (15,500+ like) ve başka bir şahane Alaçatı fotoğrafını kaçırmak istemiyorsanız yine tıklayın (9,00+ like).

4. Wolfgangsee, Salzburg

Burası Avusturya’nın Salzburg şehrine, arabayla yarım saat uzaklıktaki Göller bölgesi olarak bilinen Salzkammergut. olağanüstü kelimesinin tam olarak anlamını bulduğu bir yer Salzkammergut. Büyüleyici göl Wolfgangsee, sonbaharın o rengarenk güzelliğini bana yaşattı. İğne yapraklı ağaçlar, ayaklarımın altında hışırdayan yapraklar, nefis güneş, tertemiz hava ve dingin bir göl…

Wolfgangsee-Salzburg

Yayın tarihi: 11 Ekim 2014 | Beğen: 5,290 | Paylaşım: 418 | Yorum: 124 | iPhone 5

Göl çevresindeki 10 dakikalık bir yürüyüş yolunu, ancak 1 saatte yürüyebildim. Yol boyunca kurulu banklarda sık sık oturdum, yorulduğumdan değil; şahane manzarayı hissetmek, içinde olmak, fotoğraf ve video çekmek için… Evet mutluluktan uçuyordum, ruhsuz binaların arasında ömür çürütüyoruz. Aslında biz doğaya aitiz. Bunu hissetmek için Salzburg’a uçun ve Salzkammergut bölgesini gezin. Ne demek istediğimi anlarsınız. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Wolfgang Gölü fotoğrafını görmek için tıklayın (5,200+ like) ve Fuschlsee fotoğrafım için tıklayın (4,600+ like).

5. Ayvalık, Balıkesir

Aşağıdaki fotoğrafı paylaştığımda 99,000 kişiydik ve Cunda Adası’nda, Facebook YoldaOlmak sayfamın ikinci milestone anı olan 100,000’i gördüm. 5,000 like sayısını geçen ilk fotoğraf da bu oldu. Burası Ayvalık’ta yer alan Macaron Konağı. Sahipleri olan Serap Hanım ve Yavuz bey çok tatlılar. Serap Hanım uzun süredir beni davet ediyordu, ancak yurtdışı seyahatlerim nedeniyle bir türlü Ayvalık’a gidememiştim. Yaz ortasında kısmet oldu ve böylece bu harika butik otele misafir olma şansı bulabildim.

Macaron Konağı, Ayvalık, Balıkesir

Yayın tarihi: 3 Temmuz 2014 | Beğen: 10,156 | Paylaşım: 676 | Yorum: 292 | iPhone 5

Fotoğrafta da gördüğünüz gibi Macaron Konağı’nın bahçesi enfes. Ayvalık’tan aklımda pek bir şey kalmadı, ancak Macaron Konağı‘nın bir çok detayı hafızamda yer etti; 150 yıllık taş duvarlar, huzurlu bahçesi, rahat ve konforlu odası, giriş kapısından sarkan begonviller ve dahası. Macaron Konağı’nı, bir haftasonu kaçış adresi olarak not edin. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Ayvalık fotoğrafını görmek için tıklayın (10,000+ like) ve Ayvalık gün batımı fotoğrafı için tıklayın (7,400+ like).

6. Batum Botanik Bahçesi, Batum

Batum, pasaporta gerek kalmadan ziyaret edebildiğimiz 2 ülkeden biri olan Gürcistan’ın turistik şehirlerinden birisi (Diğeri Kıbrıs). Batum’u severim ve bu ikinci gidişimde şehrin farklı yerlerini keşfetme fırsatım oldu. Batum Botanik Bahçesi, 108,7 hektarlık yayıldığı alanıyla, dünyanın en büyük botanik parkları arasında adı anılıyor.

Batum Botanik Bahçesi

Yayın tarihi: 3 Temmuz 2014 | Beğen: 10,156 | Paylaşım: 676 | Yorum: 292 | iPhone 5

İçerisinde beş binden fazla bitki ve ağaç türüni barındıran Batum Botanik Bahçesi, Kafkasya’ya özgü yarı tropik bitkilerden tutun; Uzak Asya, Yeni Zelanda, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Himalayalar, Meksika, Avustralya ve Akdeniz bitkilerden oluşan zengin bir portföye sahip. 1,200 gül türünün yer aldığı parkta 2,000 üzerinde ağaç ve odunsu bitkiler bulunuyor. Facebook’ta çok ilgi gören diğer birBatum Botanik Bahçesi fotoğrafını görmek için tıklayın (5,400+ like).

7. Bratislava Açık Hava Kütüphanesi, Slovakya

Hiç tartışmasız beni en çok etkileyen yerlerden biri bu kütüphane oldu. Belli ki Facebook YoldaOlmak sayfası takipçilerinin de çok ilgisini çekmiş. Tabi beş yüzün üzerinde yapılan yorum ve tartışmanın da bunda etkisi var. Slovakya‘nın başkenti Bratislava, sakin ve dingin bir yer.

Bratislava, Slovakya

Yayın tarihi: 24 Ağustos 2014 | Beğen: 7,600 | Paylaşım: 960 | Yorum: 540 | iPhone 5

Ağustos ayında oradaydım ve hava yağışlıydı. Sokaklarda fazla insan göremedim, ama meydana yakın bir yürüyüş yolu üzerinde, yol ortasında gördüğüm bu koltuklar ve kitaplık beni şaşırtmıştı. Dileyen burada oturup dinleniyor, kitap alıp okuyor. Ayrıca ağaç diplerinde bırakılmış kocaman minderler, katlanır plaj sandalyeleri var. Seç, beğen, otur, uzan, dinlen… Farklı bir deneyimdi.

8. Meersburg, ‪‎Friedrichshafen, Almanya

Meersburg, Almanya’nın Bodensee (Boden Gölü veya Konstanz Gölü) kıyısında kurulu, 5000 nüfuslu bir kasaba. Bu Ortaçağ şehrinde bulunduğum gün çok şanslıydım. Yeni Kale Meydanı’nda kurulan Ortaçağ Pazarı (Middle Ages Market on the New Castle Square) enfesti. Şehirdeki herkes, Ortaçağ dönemini yaşıyor ve de yaşatıyordu.

Yayın tarihi: 14 Ekim 2014 | Beğen: 5,000 | Paylaşım: 324 | Yorum: 152 | iPhone 5

Kurulmuş tezgahlarda sosisler, mis kokulu kurabiyeler yapılıyor, şaraplar ikram ediliyordu. Ortaçağ’dan kalma kale ise tama anlamıyla canlıydı, hem de tüm dekoruna kadar. Sırf bu sahneleri görmek için Friedrichshafen şehrine gidin, üstelik THY direk uçuyor. Festival 2015’te 9-11 Ekim arasında yapılacak, not edin. Facebook’ta çok ilgi gören diğer bir Meersburg fotoğrafını görmek için tıklayın (5,200+ like).

9. Sütüven Şelalesi, Kaz Dağı Milli Parkı

Aylardan Temmuz, gürül gürül akan bir şelale ve çivi gibi bir su! Sütüven Şelalesi, hayatımda yüzdüğüm en en soğuğundan bir suya sahipti. Öyle ki dünyanın bir çok yerinde, bir çok şelalede yüzmüştüm, ama böylesi soğuğunu hiç hissetmemiştim.

Sütüven Şelalesi, Kaz Dağı Milli Parkı

Yayın tarihi: 16 Temmuz 2014 | Beğen: 4,470 | Paylaşım: 299 | Yorum: 102 | iPhone 5

İnsanın bilincini kaybettirecek kadar soğuktu nerdeyse, ama bir o kadar da eğlenceli ve unutulmazdı. Kaz Dağları, sahip olduğu zengin bitki örtüsü, barındırdığı vahşi yaşam açısında tam bir doğal miras. Tatil için her zaman deniz, güneş, kum üçlüsüne yöneleceğimize, zaman zaman doğanın kalbine yolculuğa çıkmalı. Bunun için size bir adres vereyim; Çamlıbel’de yer alan Albatross Dağ Evleri. Burayı da bir kenara not edin ve gidip doğanın kucağında, ahşap odalarda kalın, nefis manzaraya karşı güneşi batırın, Köyün Delisi‘ne uğrayıp el yapımı hediyelik eşyalardan alın, bir kahve için, Tuncel Kurtiz’in mezarına bir çiçek bırakın.

10.  İzmir

İzmir gündoğumu

Yayın tarihi: 25 Aralık 2014 | Beğen: 3,424 | Paylaşım: 94 | Yorum: 80| Canon 60D

Belki bazılarınız biliyordur zaten, 2003 yılından bu yana İzmir’de yaşıyorum. Tabi bunun son 4 yılın neredeyse 3 yılı yurtdışında ve seyahatlerde geçti. İzmir’de olduğum zamanların da neredeyse tamamı evimde geçiyor. Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmıyorum ve tüm vaktimi evde yazarak, web sitelerim ile ilgilenerek veya sosyal medyada sizlerin sorularına cevap vererek geçiyor. Yazmak için en iyi ilham aldığım yer evim ve evimde böylesi manzaraları görme şansına sahip olduğum için de çok mutluyum.

11. Prag, Çek Cumhuriyeti

Prag, Çek Cumhuriyeti

Yayın tarihi: 1 Eylül 2014 | Beğen: 3,240 | Paylaşım: 184 | Yorum: 44| iPhone 5

Prag, Orta Avrupa’nın en çok ilgi gören şehirlerinden birisi. Şehrin her yanı turist kaynıyor. Bundan tam 10 yıl önce ilk defa görme şansına erişmiştim. Avrupa şehirlerinin tipik özelliği, 10 yıl sonra da 50 yıl sonra da gitseniz sizi aynı şeyler bekliyor. Bu kötü bir şey değil, aslında iyi bir şey. Şehirler dokusuyla, tarihi ve karakteriyle korunuyor ve bundan güzel ekmek yiyorlar.

12. Puerto Galera, Mindoro Adası, Filipinler

Mindoro Adası, Filipinler‘in olağanüstü güzellikteki adalarından birisi. 31 Ekim 2011’de Filipinler’de 40 gün kalmıştım, ama Mindoro Adası’na gitme fırsatı bulamamıştım. Bu güzel ülkeye yolum yine düştü ve bu defa 3 haftadan fazla kaldım. Mindoro Adası’ndaki Puerto Galera çok keyifli 3 gün geçirdim.

Puerto Galera, Mindoro Adasi, Filipinler

Yayın tarihi: 1 Eylül 2014 | Beğen: 3,228 | Paylaşım: 138 | Yorum: 34 | iPhone 5

İster maceraperest gezgin olun, ister lüksüne düşkün bir tatilci, Mindoro Adası beklentilerin ötesini sunuyor. Kuytu yağmur ormanları, şelaleler, nefis beyaz kumlu plajlar, şahane dalış noktaları, renkli gece hayatı ve dahası. Fotoğraftaki yer Puerto Nirvana Resort. Şahane deniz manzaralı, denize sıfır odalarına sahip bir yer, dileyen için hostel odası da var. Lüks konaklama isteyenler için ise Infinity Beach Resort, Puerto Galera’yı tavsiy ederim. Sonsuzluk havuzuyla olağanüstüydü. Alternatif tatil rotası arayanlar bir kenara bu adayı not etsin.

13. Mardin

Mardin hakkında anlatacak ve yazacak çok şey var. Şimdiye kadar 4 defa gittim ve her defasında tadı damağımda kalan bir yer oldu.

Mardin Sokakları

Yayın tarihi: 5 Ekim 2014 | Beğen: 2,852 | Paylaşım: 77 | Yorum: 32 | iPhone 5

Turizm konusunda öğrenmemiz gereken çok şey var. En azından kafaları değiştirmeliyiz artık. Tek başında turizm bu şehrin insanlarına iyi bir gelir kazandıracak bir potansiyele sahip. Avrupa’daki şehir ve kasabalar kendi nüfuslarının 3-5 katı turist çekiyor. Mimarisiyle, dokusuyla, karakteriyle, mutfağıyla, inanç zenginliğiyle ve kültürel renkliliğiyle dünyaca ünlü bir cazibe merkezi olması gereken bir yer Mardin. Kültür ve lezzet turlarında uzman olan Gezgin Damaklar ile yaptığım Güney Doğu Turu‘nin duraklarından birisiydi. Doyamadık.

14. Achensee, Tirol, Avusturya

Olağanüstü kelimesi yetersiz kalıyor bu coğrafyaya! Burası Avusturyanın güzel şehri Salzburg ile Innsbruck şehri arasında kalıyor. Achen Gölü’nden hemen sonra. Biz genelde şehirleri ziyaret etmeyi seviyoruz. Gidip hızlıca 3-5 saat şehirde geçiriyor ve sonra da ”BİTTİ” diyoruz. Oysa şehirler öyle saatler içerisinde, günler ve hatta aylar içerisinde keşfedilemez, sadece ”görülür”, ama anlaşılamaz. Şehirleri anlamak için sadece turist gibi kalmayıp, orada yaşayanlar gibi olmalı biraz. Sokaklarını dolaşmalı, patikalarında gezmeli, dağlarına çıkmalı. Sadece şehirlerin bilinen ünlü yerlerini görmekle yetinmemeli.

Achensee, Tirol, Avusturya

Yayın tarihi: 1 Eylül 2014 | Beğen: 2,959 | Paylaşım: 138 | Yorum: 34 | Canon 60D

Avusturya’nın Salzburg şehri ve çevresi ile Friedrichshafen şehri civarları da öyle. Eminim bir çoğunuz Friedrichshafen diye bir şehri hiç duymadınız daha önce. Bu bölgelerde öyle şirin kasabalar ve köyler var ki, insanın ağzını açık bırakıyor. İmkan ve fırsatınız varsa gelin görün. Türk Hava Yolları, hem Salzburg’a hem de Friedrichshafen şehirlerine direk uçuyor. Salzburg gidiş, Friedrichshafen dönüş şeklinde 5 günlük harika bir tatil rotası çıkarın ve yol üstünde Lihtenştayn’ın başkenti Vaduz şehrine de uğrayın.

15. Nemrut

Nemrut’ bu ikinci gidişimdi. Adıyaman’da yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Nemrut’a ilk ziyaretimi, o ünlü gün doğumu manzarasını görmek için yapmıştım. Yıllar yıllar önceydi. Bu defa, yine Gezgin Damaklar ile yaptığım Güney Doğu Turunun duraklarından birisiydi ve gün batımı saatinde oradaydım.

Nemrut

Yayın tarihi: 1 Eylül 2014 | Beğen: 2,959 | Paylaşım: 138 | Yorum: 34 | iPhone 5

iPhone 5 telefonumla gözlerimin gördüğü işte bu fotoğraftı. Sanıyorum, yılın en çok fotoğrafını çektiğim yerleri arasında, ilk beşte yer alıyor Nemrut. Gün doğumu gibi şahane gün batımı manzarasına da sahip. İnsanı alıp götürüyor. Gün batımının kızıllığı her yanı sarıya, kırmızıya boyuyor. Çok fotoğraf çektim ama arada kameramı kenara bırakıp anı seyre daldım.

Bu yazıyı hazırlamak 15 saatimi aldı. Oldukça yorulmuş olsam da, böylesi güzel yerleri sizinle paylaşmak pek keyifli. Aklınızdan geçenleri, aşağıdaki yorum bölümünden diğer okuyucularla paylaşabilirsiniz.

Sizin 2014 yılında en beğendiğiniz yerler nereler olmuştu? Neden?

34 YORUMLAR

  1. Öncelikle emek verdiğin 15 saate gerçekten değdiğini söylemeliyim.Çok faydalı bilgiler ve ‘yola çıkmalıyım’ dedirten fotoğraflar var.Dünyaya açılan pencerem olduğun için teşekkürler 🙂 Yol bitmez, yeni yollarını sabırsızlıkla bekliyorum.

  2. Sevgili Kemal, sadece fotoğraf çekmek yetmiyor, sadece yazmak da yetmiyor… Gönülden çekilen fotoğrafa yürekten dizeler eklemek gerekiyor ki bu fotoğraflarda da bu var… Fotoğrafı çektiğin sıradaki o muhteşem hisler izleyiciye her pikseli ile ulaşıyor…Emeğine sağlık…

  3. Müthiş yerler memleketimle gurur duyuyorum. Sizlerde böyle güzel resimler çekip Instagram veya Facebook sayfanıza koyun. Fazla beğeni almıyorsa hashtag ile paylaşın.

  4. Fotoğraflar kalk gideli, görelim, gezelim, biz de fotoğraf çekelim dedirtiyor. Keşfedilecek ne çok yer var. Yolda olma hali her zaman en sevdiğim haldir. Kıskanmamak elde değil. Paylaşımlar için teşekkürler, yararlanılacak bilgiler emeğinize değmiş.

  5. Fotoğrafların hepsi birbirinden güzel, hepsine gidip gezmek istiyorum şuan! Paylaşımlar için teşekkürler..

  6. Fotoğraflara bakarken yaşadığım hayatı ve yaptığım tercihleri bir kez daha sorgularken buldum kendimi. Dünya güzelliklerle doluyken, küçücük odalarda ömrümüzü tüketmek için bize ne vadettiler acaba düşünmeden edemiyorum. Bütün fotoğraflarda sanat,kültür, doğa, sevgi kısacası hayata dair ne varsa bulabiliyor insan. Bu güzel paylaşımlarınız için bir kez daha teşekkürler.

  7. Nefis, enfes, şahane fotoğraflar bunlar! Yeşil aşığı biri olarak Wolfgansee, Achense, Batum’a özellikle bayıldım. Sizi ne kadar kıskandığımı tahmin bile edemezsiniz.

  8. Kesinlikle Kaz Ddaglari! Muhtesem dogasi yabani meyveleri oyle bir başınızı döndürür ki yogun oksijen bile sizi kendinize getiremez. Mükemmel dogayi hicbir seye degismem! Umarim dunyaca ünlü bu hazinemizi cok iyi koruruz.

  9. Tren yolculuğunu ele aldığınız yazınızda bahsetmiştim ama siz Hallstatt’a zaten gitmişsiniz. Yorum yazmadan önce bloğunuzu daha iyi incelemeliyim. 🙂

  10. Sizden bir hafta sonra akademik bir kongre için Prag’daydık. Prag paylaşımlarınızı ilgiyle takip etmiştim. Ancak gittiğimiz ilk gün hava o kadar kasvetliydi ki (çünkü hava o gün için soğumuştu, hafif yağmur vardı). Kendimi bu tarihi kentte Ortaçağda geçen bir filmin içindeymiş gibi (mesela Goya’nın Hayaletleri gibi-her ne kadar İspanya’da geçse de) hissetim. Sonraki gün hava düzeldi ve kongre sunum sonrası Prag’la ilgili gezilebilecek, yenilebilecek ve yapılabilecek her şeyi yaptık. Hatta herhangi bir raylı otobüse binip kentin en ücra köşelerine kadar giderek tarihi olmayan (henüz) sosyalist döneme özgü yaşam alanlarını da görmüş olduk.

    Her yeri karış karış gezilmesi ve görülmesi gereken bir şehir Prag. Nazım’ın şiirlerini yazdığı kafede bir şeyler yemek, Kafka müzesini gezmek ve Kafka’nın mezarını ziyaret edebilmek ve Çek yazar Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” kitabını İngilizce de olsa almak harika bir duygu. Gece gündüz her köşede bir sokak müzisyeni vardı ve harikalardı. Ve bizler kadar politize değillerdi. Dünyada neler olup bittiğinden haberdarlarmıydı, sanmıyorum; hissini almadım desem yalan olur. Tuğlalara yazı yazılıyor ve gelirleri bağışlanıyor, bizde yazdık elbette ve yolda olmak harika bir duygu. Ne kadar doğru bir isim… Ve..ve… çingene yürekli olmak gerek, bırakıp gidebilmek… Özgür olmak böyle bir şey olsa gerek.. Ve sizi keşfetmek de harika.. İyi ki yoldasınız ve iyi ki varsınız..

  11. Almanya’yı hiçbir zaman tatil yapılacak bir memleket olarak düşünmemiştim. Ta ki Orta Çağ festivalinden fotoğraflarınızı görene kadar. O festivale denk gelemeyeceğim fakat onları araştırırken Salzburg’da başka muhteşem bir festival olduğunu keşfettim sayenizde. Bu yazki rotam sizinle şekillendi 🙂

  12. Her bir fotoğrafa ayrı ayrı baktım da şimdi diyorum altında çok pahalı makine ismi yazcak ama çoğu fotoğrafı da iPhone 5 ile nefis çekmişsiniz. Demek ki neymiş? Açı yakalamak ve manzara makineden daha önemliymiş. Cesaret veriyosunuz Kemal abi!

  13. Bunlar sadece fotoğraf değil; seyretmesi heyecan verici bir film sanki. Her pikselinde ayrı bir doku, ayrı bir yaşam kokusu var gibi. Konu olan yerlerin yaşadığım gezegende olduğunu bilmek bile, kalbimin ritmini değiştiriyor. Kaldı ki gidebilmek, o atmosferi yaşayabilmek bambaşka olmalı. “Ne şanslısınız” demeden geçemeyeceğim. Takibinizdeyim! Sevgiler.

  14. Fotoğraflarınızın her biri çok güzel ve tabi yazılarınız da. Ben 2014 yılında en çok Yunanistan’ın Simi Adası’nı ve Karadağ Kotor’u beğendim. İkisi de çok eski zamanlardan kalma birer rüya şehir… Bu sene de Venedik, Midilli ve Prag’a gitmeyi planlıyorum. Umarım gider ve sizlerle paylaşırım. 🙂

  15. Her bir fotograf hepsi hakkindaki guzel yazilar. Sizinle gezmis kadar oluyorum. Tam zamanli gezgin olmak ve bu kadar guzel paylasmak. Tesekkurler.

  16. Her bisiklet turumuzun başı yada sonunda Almanya muhakkak olur. Bizim maceralarda ana kampımız Almanya diyebiliriz. 🙂
    Hallstatt fotoğrafı bu yaz yapacağımız bisiklet turumuzda göreceğimiz güzellikleri hatırlattı. Bu yüzden onu seçtim.

  17. Batum’a bakıp bakıp duruyorum. Sonsuz bir huzur var adeta o manzarada. İnsan farklı bir gezegene bakıyor gibi hissediyor, ya da boyut değiştirmiş gibi. Çok güzel ve özel bir duygu gerçekten.

  18. Uzun zamandir takip ediyorum zaten. Fakat bu secilmis yerler ozellikle yazilariniz kalbime dusuncelerime beynime o kadar guzel tercume oluyor ki! Huzuru tam kalbimin agitlik merkezinde hissediyorum. Dusuncelerime ve hisselerime yol gosterip tercuman oldugunuz icin sonsuz saygi ve sevgiler.

    Yavas yavas olurler kitap okumayanlar, seyahat etmeyenler… 🙂

  19. Hepsi ayrı ayrı kendince güzel. Gönlümü en çok Salzburg’daki göl manzarası oksamisti,en güzeliydi bence.

  20. Beni en çok etkileyen yere gelmeden önce, teşekkür ediyorum Kemal bey, emeğinize sağlık. 2014 Nisan’ında yıllardır hayalim olan İtalya seyahatimi nihayet gerçekleştirebildim. İtalya benim için neredeyse ülkem kadar sevdiğim bir ülke. Yıllardır tarihini okudum, yemeklerini denedim, şarkıları müzikçalarımda…

    İtalya’da 7 gün bütün bölgelerini gezdik, sanat eserlerine, lezzetli mutfağına (makarnası, kahvesi, pizzası) doyduk. Floransa’ya geldiğimizde katıldığımız Toscana turu ve bu turdaki San Gimignano, benim zirveye taşıdığım kasaba. Kasabanın doğallığı, eski çağlarda yaşıyor hissini duymam, ödüllü dondurmacıdaki o müthiş lezzet… Her şey için ben San Gimignano diyorum. Orada çektiğim fotoğraflardan biriyle de mütevazi bir ödül aldım. Saygı ve sevgilerimle.

  21. Fotoğrafların hepsi birbirinden güzel, hepsi gidip görülesi. Yaşamın en keyifli yanı bu olsa gerek. Yolun açık olsun..!

  22. Ben bir gezgin ve gezi yazarıyım. Sizin fotograflarınızdan Bratıslava açık hava kütüphanesi fotografı beni çok etkiledi. Bratislava’yı görmedim. En kısa zamanda görmeyi planlıyorum. Bu fotograf beni motive etti.

    Diğer fotograflara gelince bence her biri birer sanat eseri. En son yaptıgım gezi Lizbon’a oldu ve yakında Almanya’ya gidecegim. Oteller kıtabı eger benim olursa açıkça çok işime yarayacak. Keyifli ve bol gezili bir yıl diliyorum. Yeni yılınzı kutluyorum.

  23. “Bir insanı sevmekle başlar her şey” diyor Sait Faik, bu doğru. Fakat bazıları için bir ülkeyi, bir şehri, bir yeri sevmekle başlıyor her şey. Bir fotoğraf karesinde yahut piramit tepesinde, ne fark eder. Yaşamak istiyor insan, iyi yaşamak..

    Bloğumda “çok gezen bilir” etiketiyle bir kaç deneyimimi aktarmaya çalışmıştım. Buraya fotoğraf ekleyemediğim için link olarak paylaşıyorum;

    http://gunyolfatma.blogspot.com.tr/

  24. Gerçekten sadece bilgi değil, gerçekten keşfetmek oradaki kokuyu, tadı, duyguyu yakalamaktır. Sizin yazılarınızı ve fotoğraflarınızdan o duyguyu ben çok net alıyorum. Gezmek var, gezmek var bi de bakmak değil görmek, hissetmek var.

    Ben de çok seyehat ettim ama ara verdim. Şimdi en küçük fırsatı değerlendirmek istiyorum. Paylaşımlarınız harika. Sevgiler. Favorim Avusturya’nın masalsı güzellikti doğası ve evleri. 🙂

  25. Öyle güzel kareler ki bunlar, her biri bana “keşke orada orada olsam, hep orada yaşasam” dedirtiyor. Dünyayı ayağımıza getirdiğiniz ve tecrübenizi paylaşmak için hiç üşenmeyip saatlerinizi harcadığınız için en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

  26. Siz Hallstatt taki fotoğrafı çekerken ben en sağdaki evin ikinci katı ortadaki pencereden size bakıyordum…! Bu bir şaka tabiiki ama orda olmayı çok isterdim 🙂

  27. Her bir fotoğraf kalbime dokunuyor. Dünya benim en büyük parçam. Nefesimin onun yüzüyle karşılaştığı anları gösteriyor. Hiç kimseye, hiçbir yere uzak değilim. Elimi uzatsam dokuna bilirim Filipinler’deki bir çocuğa, İzmir’den başlayıp koylara, Batum’da durup botaniklerin burnunu öpebilirim.

    Kendimi ertelemek içimi acıtmaz ama hayatı ertelemek bahanelerden dolayı içimi acıtır. Bir dilim kek ve yıllanmış şarap gibi… Sıkı sıkı sarılıyorum okuduğum her kelimeye ve ülkelere ve kentlere ve hiç görmediğim ormanlara. Önce kendimden, sonra ülkemden, sonra da ver elini dünya yalın ayak sana koşuyorum… Bu his bir delilik parçası asla olamaz. Yoldaolmak paylaşımlarınıza sonsuz teşekkürler. 🙂

  28. En etkilendiğim fotoğraf Music House, Dresden, Almanya.
    2. dünya savaşında metre kare başına en çok bomba düşen kentlerden biri olan Dresden’deki bu güzel ev, yaşama kültürünün, sanatın, ayrıntılara düşkün olmak yaşadığı mekana bir ruh vermek konusunda o çok aranılan hassasiyetin bariz bir örneği diye düşünüyorum.

    Şehri bir turist gibi koştura koştura gezenlerin göremeyeceği detaylar bunlar. Teşekkürler Kemal Kaya.

  29. İşte! diyorsun hayat. Gerçekten yaşamak ve özgürce nefes almak. Her güne yeni olasılıklarda ve keşfedilecek diyarlarda uyanmak ve yaşamaktır paylaşmak. Paylaştığın hayat yolculuğun ve ilhamların için teşekkürler. 😉

  30. Hayat ellerimizin arasından akıp giderken anı yakalayan kareler ve insana daha ne duruyorsun dedirten güzellikler. Birilerinin bunlardan bizi haberdar etmesi ve hadi demesi gerekiyordu. O birisi olduğunuz için sonsuz teşekkürler.

  31. Tam bir görsel şölen, baktıkça ve yazıları okudukça hala niye evdeyiz diye düşünüyorum. “yolda olmak gerek” demekten alıkoyamıyorum kendimi, emeğine sağlık teşekkürler 🙂

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!