El Nido’da üst üste 3 gün tekne turundan sonra elimde yüzlerce fotoğraf, onlarca yer ismi ve notlarım vardı. İki gün boyunca bunları elden geçirmek, düzenlemek ve yazmak için El Nido’da kaldım.

Kaldığım Sands Inn’in hemen yakınındaki The Alternative adlı başka bir otele geçtim. Tek kişilik odasının ücreti 500 Peso, her odaya bir isim verilmiş, love, smile, lough… Asıl beni cezbeden ise 2. katta buluna restoranının manzarası. Dalgalar zaten hemen otelin duvarlarında. Panoramik büyüleyici El Nido manzarası restoranın zaten olmayan pencerelerinden gözlerinizin önüne serilmiş gibi.

Ahşaptan olan dekorasyon ferah bir hava veriyor. Otele girerken ayakkabılarınızı (pardon parmak arası terliklerinizi) dışarıda bırakıyorsunuz, çıplak ayaklarınızı, yine ahşaptan yapılmış oval balkondaki minderlere oturup denize doğru uzatıp, manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Anlatımlarıma bakmayın siz, öyle lüks bir havası hiç yok otelin, kendi halinde bir yer.

Lüks otellere, konfor ve sahip olduğu manzarası ile, bize verdiği hisler için o kadar dolar harcamıyor muyuz? El Nido’da, sadece El Nido’da değil Asya’nın birçok yerinde işte şahane manzaraya sahip bir yerde kalmak için yüzlerce dolar ödemenize gerek kalmadan da gayet makul bütçelerde bu keyfi yaşayabiliyorsunuz işte. İşte bu manzara 22 TL. İki kahve için Starbucks’ta harcadığımızdan daha az.

El Nido’da The Alternative’de 2 gece kaldıktan sonra 8 saatlik bir yolculuk sonrası Puerto Princesa’ya geçtim (600P). P.Princesa, Filipinler’in 80 Eyaletinden biri olan Palawan’ın başkenti. 225.000 nüfuslu bu kent hakkında olumlu şeyler okumuştum.

Görece olarak Filipinler’in diğer şehirleriyle karşılaştırıldığında daha iyi olabilir, ancak küçük kasaba El Nido’nun verdiği o sıcak havadan çok uzak. Medyada, Filipinlerin en yeşil ve en temiz şehri olarak geçiyor. Sokakları daha temiz, 3 tekerlekli motosikletleri daha az gürültülü, ancak şehrin bir cazibesi yok.

Dünyanın sayılı doğal güzelliklerinden sayılan Subterranean River National Park’a gidiş için bir hub olduğundan belki bu kadar adı çok geçiyor. Çoğu tatilci ve gezgin burada sadece 1 gece geçiriyor.

P.Princesa terminaline vardıktan sonra sizi şehir merkezine götüren motosikletlerden birini seçebilirsiniz (100P). Ben yerel halkın yaptığını yaptım ve jeepneye bindim (20P). Google Map’ten daha önce yerini işaretlediğim otelimi ararken yağmura yakalandım. Bu tür duruma hazırlıklıydım. Sırt çantamın en kolay ulaşılabilecek yerlerinden birinde yağmurluğum var. Bu taraflarda pırıl pırıl güneşli bir hava diye görüp güvendiğiniz hava dakikalar sonrasında sizi sırılsıklam edebilir.

Banwa Art House adındaki hostelimde dorm odası tuttum (350P). Şehir beklentilerimin gerisindeydi, ancak hostel beklentilerimi aşmıştı. Gayet güzel bir interneti, genişçe bir terası ve bahçesi vardı. Sahibi Y.Zelandalı bir kadın. Çalışanlar da çok sıcak kanlı ve güler yüzlü. Otelin değil de P.Princesa’da bulunmanın yaratacağı bir problem sivrisinekler.

Tüm gezim boyunca Borneo jungle kampında en kötülerini görmüştüm ama buradakiler hem daha iri hem de koruyucu sprey dinledikleri yok. Fark ettiğinizde iş işten geçmiş, yakıcı ısırığı kaşırken buluyorsunuz kendinizi. Borneo jungle gibi içerisinde bataklıkların, doğal yaşantının olduğu bir yerde, o kadar sivrisinek anlaşılabilir, ancak burası bir şehir! Uzun zamandır kullanmadığım sıtma ilaçlarımı tekrar almaya başladım. Sivrisinekler zaten hep beni sevmişlerdir.

Ertesi gün havalimanına yakın olan, kaldığım otelden 45 dakikalık uzaktaki Subterranean River National Park Ofisine uğradım. Bu ulusal parkı görmeniz için izin almış ve ödeme yapmış olmanız gerekiyor. Konuştuğum görevli kadın önümüzdeki 2 günün de dolu olduğunu ancak 3 gün sonra gidebileceğimi söyledi.

Alternatif olarak hemen yanı başında oturan diğer bir kadını göstererek onları turlarına katılabileceğimi söyledi (1500P). Tavsiye vermekten çok, sizi onlardan tur almanız için zorluyorlardı. Otelde tanıştığım 3 Fransız’da oradaydı. Birlikte ne yapacağımızı konuştuk.

Onların vakti limitli olduğundan tur satın almaya karar verdiler. Bizse 4 kişiydik. Ofis görevlisi bize sadece 2 kişi için yer olduğunu, ancak oraya gittiğimizde oradaki görevlilerin bize 2 bilet daha ayarlayabileceğini söyleyince ben tur satın almaktan vazgeçtim. Aradığım cevabı almıştım ben.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan bu yer altı nehrini görmek için yarın Sabang’a geçeceğim. Elimde ne bir izin belgesi, ne de detaylı bir bilgi. Nasılsa yol bana kılavuzluk yapacaktır.

Day 485, Filipinler:32. Puerto Princesa Palawan, 1 Aralık 2011

2 YORUMLAR

  1. Haftaya El Nido’da olacağım. The Alternative’i Lonely Planet’ta da görmüştüm. Sizin yorumunuzu da görünce sanırım kalacağım yer kafamda netleşti.
    Mount Mayon ve Legazpi’yi gezmemiş olmanıza çok üzüldüm gerçekten harika yerler. Donsol da aynı şekilde. Umarım gelecek sefere buraları da gezersiniz.
    Sevgilerle…

  2. Filipinler ile ilgili bir rehber bekliyoruz sizden. Bu ülke bize çok uzak olduğundan az biliyoruz. Yazılarınızda sizin çok beğendiğinizi görüyoruz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!