Pasaport denince artık neredeyse tüylerim diken diken oluyor. Benim için artık bu kavram ciddi bir stres sebebi. Geçen ay yeni pasaport almak için Manila Konsolosluğu’muza başvurmuştum. Bana yeni pasaport veremeyeceklerini, yine de bir dilekçe yazıp şansımı denememi söylemişlerdi. Dilekçenin cevabının gelmesininin 2-3 ayı bulabileceğini de eklemişti.

Manila’dan ayrılmama birkaç gün kalmıştı. Konsolosluktan Sabri Bey’i arayıp durum hakkında bilgi almak istedim. Maalesef herhangi bir haber olmadığını söyledi. 6 ay önce, eski mavi pasaportumu Sidney’de yeni çipli pasaport ile yenilemek için başvurduğumda bazı evraklar istenmiş, evraklar Türkiye’den geldikten sonra başvurduğumda ise, oldukça kaba bir şekilde gezenlere yeni pasaport veremeyecekleri cevabını almıştım. Sonrasında ise Melbourn’de şansımı denemiştim. Oysa orada hiçbir evrak sorulmadan yeni pasaportumu alabilmiştim, ancak verilen ek süre sadece 6 ay olmuştu.

Hiç düşüncemde yokken artık kendimi, hazır olmayan beynimi, dönmeye alıştırmaya çalıştım. Kendi isteğimle değil de bir dayatma sonucu dönmek düşüncesi oldukça zoruma gidiyordu. Şu seyahat özgürlüğü meselesi. İlk başta “dönmek fikri” garip gelse de zaman içerisinde hazmetmeye başladım. Evet, gezimin 500. günlerine yakın dönüş yolu görünüyordu bana. Ne kadar süreceğini bilmesem de, 1-2 yıllık daha gezi planlarım vardı. Hepsi gözümün önünden akıp gidiyordu, ancak hala birkaç şansım daha vardı. Manila’da pasaportumu değiştiremezsem diye dönüş biletimi daha önce bulunduğum Singapur’a almıştım. Sırf pasaport başvurusu için tekrar gidecektim Singapur’a. Singapur’dan da olumlu yanıt alamazsam sırada Kuala Lumpur konsolosluğumuz, olmazsa yetişebilirsem Bangkok vardı.

Tüm buralardan sonuç alamazsam, planlarım içerisinde Hindistan’a kendimi atmak bile var. Neden olmasın! Eğer pasaportumun son 6 aylık süresine girmeden Hindistan vizemi alabilirsem, orada da tekrar pasaport için başvuru yapabileceğim gibi, oldukça büyük olan ülkede pasaport süremin tamamen bitimine kadar gezip, oradan memlekete dönebilirdim. Tabi ki bu durumdaki pasaportlara bazı ülkeler size hiç vize vermeyebiliyor.

Bu durum gezimde bana çok zaman kaybettirdi. Avustralya’da 15 günden fazla Sidney’de sırf eksik evrakları beklemek zorunda kalmıştım. Manila’da da en az 2 haftaya yakın zaman kaybettim. Hatta yeni rota planlarımı yaparken Borneo Adası’nda bile sırf endişe ve karmaşa yüzünden 1 hafta yine otelde vakit geçirmiştim. Vaktimi öylesine ya beklemek ya da ne yapacağımı düşünmekle geçiriyordum. Böylesi zamanlarda da olduğum yere saplanıp kalıyorum. Singapur belki de geleceğimi belirleyecek yer olacak. 8 Aralık’ta orda olacağım ve bir gün sonrasında ise karşımda yeni bir cevap olacak. Umarım bu “evet, yapabiliriz” olur.

Day 490: Filipinler:37, Malate, Manila, 06 Aralık 2011

6 YORUMLAR

  1. ne vakit olusam yazilarini hep bu sozlerin ritmini miraldanir buluyorum kendimi 🙂
    “Dönmek, mümkün mü artık
    Dönmek, onca yollardan sonra
    Yeniden yollara düşmek….
    ….
    Olmamış yaşamlar, eksik yarınlar
    Hatırlatır her şey eski aşkları

    Neresi sıla bize, neresi gurbet
    Yollar bize memleket.”

    • Gezimle ilgili bana şu sorulsa ” geçirdiğin en kötü zamanlar” vereceğim cevap: “Türk Elçiliklerinde pasaportumu yenileme için başvuru zamanlardı” diyeceğim.

      • Bangkok ve Kuala Lumpur bu konuda cok iyi. Hic bir extra evrak istenmeden sorunsuz 1 haftada pasaportu alabiliyorsunuz.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!