Brunei Sultanlığı görmek istediğim yerlerden birisi. Kapıda vize vermeyecekleri endişesiyle, gitmekte ben pek gönüllü değildim. Borneo gezi planımı yaparken, Singapur’dan Borneo Adası’nın Miri şehrine değil de, Kuching’e geçmeye niyetliydim. Borneo’nun Sarawak Eyaletinin başkenti olan Kuching şehrinden başlayıp,  güney doğusundaki son şehir olan Tawau‘ya doğru bir rota takip edecektim. Brunei Sultanlığı ise adanın kuzeyinde, Sarawak ve Sabah eyaletlerinin tam ortasındaki kıyıda bulunuyor. Bu planıma göre de Kuching şehrinde bulunan Brunei Sultanlığı’nın ofisinden de vizemi almayı planlıyordum.

Yol arkadaşım Hollandalı Farid’in fazla zamanı olmadığından, dün Singapur’dan, Brunei Sultanlığına sınır komşusu olan Miri şehrine geldik. Brunei Sultanlığı’nın Türkiye vatandaşlarından vize istediklerini bildiğimden, Farid’in günübirlik Brunei ziyareti önerisine eşlik etmekte gönülsüzdüm. Taksiye atlayıp karşılığında otobüs terminaline geçtik (RM20). Saat 07:30’da, 5 yolcusuyla hareket eden otobüsümüz (RM30) ile kısa bir yolculukla sık ormanlıkalr arasından geçip Brunei sınır kapısına vardık. Malezya sınır ofisine geçip pasaport çıkış işlemlerimizi yaptıktan sonra yine otobüsümüze geçtip Brunei pasaport kontrol ofisine geçtik. Kısa süren kurukta Farid vizesini kısa sürede alırken bana beklememi söylediler.

Pasaportumu alan görevli geri geldiğinde, Brunei vizemin olmadığından içeri alamayacaklarını ve buradan da vize veremeyeceklerini üzülerek anlattı. “Hadi ablam yap bir iyilik de geçivereyim” gibisinden muhabbetlerle çabamı sürdürdüm. Pasaportu alıp tekrar içeri gitti. Bir an umutlanmadım değil hani, ancak 10 dakika sonra Malezya pasaport kontol görevlisi abla Malezya’ya geri giriş için gerekli vize damgasını pasaportuma basıyordu. Brunei vizesini alamadığından Malezya sınırına geri dönmüş ve buradan da Malezya’ya 3. Giriş vizemi almıştım. Böylece daha önce 2 defa bulunmuş olduğum Tayland’ı da teorik olarak bu şekilde de geçmiş oluyordu. Şansıma Brunei’den gelip Miri’ye giden otobüs oradaydı hala, hemen ona geçtim, aksi halde ya otostop yapmam veya saatlerce otobüs beklemek gerekecekti.

Yarım saat lik bir geri dönüş yolculuğu sonrasında Miri otobüs terminalindeydim. Terminalin yanında halk pazarı (pasar diyorlar) olduğunu görünce önce oraya geçtim. Bir şeyler yedikten sonra küçük, sessiz ve sakin olan pazarı gezmeye başladım. Muz, ananas, karpuz ve kavun ağırlıkta olmak üzere çeşitli lokal meyve ve sebzeler satılıyordu. Pazarı bulmuşken, pazarda da uzun süredir hasretini çektiğim salatayı yapabilecek sebze bulmuşken, hemen alışverişe başladım. Domates, biber, salatalık, soğan, yeşil soğan, limon ve bir çeşit yeşil fasulye, belki de 70 yaşlarında olan bir ninenin tezgahından aldım. İri boy papaya, ananas ve muz da almayı ihmal etmedim tabi, salata sonrası meyve de iyi gider doğrusu. Bu ninemiz gayet güzel İngilizce konuşabiliyordu. Borneo’da neredeyse herkes İngilizce konuşabiliyor ve bazen bu şaşırtıcı olabiliyor.

Alışveriş sonrası otobüs durağına doğru yürürken emin olmak için, o sırada alışverişini tamamlayıp çok eski model otomobiline binen birisine yolu sordum. Önce yolu tarif etti bana, sonra eğer istersem beni otobüs durağına bırakabileceğini söyledi. Kaçar mı fırsat, teşekkür edip hemen yerleştim. Sonrasında ise beni otelime kadar götürüp bıraktı, sağ olsun. Kendisi otomobil tamircisiymiş ve sorularıma cevap alabilecek kadar da İngilizce konuşabiliyordu.

Ertesi gün akşama doğru yol arkadaşım Farid, Brunei’den döndü. Anlattığı kadarıyla vasatın altında bir yermiş, hiç beğenmemiş. Dünyanın en büyük sarayı da ona göre pek de görülesi bir yer değilmiş. Bir çok yer de ziyarete kapalı olduğundan zamanını pek de keyifli geçiremeden dönmüş.

Arkadaşımın da gelmesiyle planlarımızı yaptık. Internet üzerinden Miri’den Mulu’ya uçuş seferleri düzenleyen Malezya Havayollarının budget uçuşlarını düzenleyen alt şirketi Maswings’ten biletlerimizi aldık. Artık Miri’ye gelme sebebimiz, Ekvator çizgisine yakın ve üzerinde dünyanın en büyük mağarası yanın da çok sayıda irili ufaklı mağara barındıran Mulu National Park’a gitmek zamanı.

Day 415: Borneo:3 Miri, 23 Eylül 2011

11 YORUMLAR

  1. Vizenin sebepleri mi
    1- Evden dışarı çıkalım şöyle bir etrafımıza bir ay boyunca dikkatlice bakalım insanlarımızın iş, alışveriş park bahçe dağ dere tepe yani tüm mecralardaki davranışlarını yaşam ve hallerini biraz inceleyelim sonra gerçekten tarafsız bir öz eleştiri yapalım sonra neden bize vize uygulandığını anlamaya çalışalım sonra, sonrası yok.. sadece çok yazık oluyor bir kısım medeni insanımıza…..

  2. Brunei renkli bir ülke kültürünü ve geleneklerini korumak için pek turistlerin ülkeye gelmesi taraftarı değillerdi. Onun için Brunei Sultanı otel yatırımlarını yurt dışına yapıyorlar.

    Brunei gerçekten güzel bir ülke benim en çok sevdiğim Brunei’de Ramazan ayı çok güzel iftar açmak için pazardan yemek almak çok hoşuma giderdi.

    Brunei de sultanın zengin olmasından dolayı bu halktan da bir gurur verici olarak kendilerini diğer komşu halktan daha ayrıcalıklı görürler. Tabi bu onları büyük bir aile yapıyor adeta Bruneililer dışarıda ve içeride bir aile gibidir. Küçük ama güzel bir ülke gerçekten barışın huzurun olduğu güzel bir ülke. tekrar görüşmek üzere.

  3. Ben Brunei’de üniversitede 4 sene eğitim gördüm. Halk olarak Türkiye’yi seviyorlar ama şimdiye kadar Türkiye hükümetinin hiç bir diplamatik ciddi girişimleri olmamıştı ondan dolayı ilişkiler zayıftı. Brunei’de tek Türk bendim, sonra Ali Öztaş bey geldi. Brunei Sultanı İngilizler geldiğinde Osmanlı Devletine mektup yazıp yardım istiyor. Osmanlı Devleti de zor durumda olduğundan yardıma gelemiyor. Brunei Sultanlığı çok renkli ve güzel bir yer.

  4. Brunei Turk pasaportuna vize uyguluyor ve dolayisiyla ulkeye giremiyorsunuz bunun neyi sacmalik anlamadim seyahat etmeden once planlama bilgi vesayire aratirmiyormusunuz brunei bagimsiz ulke istedigine vize koyar istedigine kaldiri onlari elestirmek yerine kendi dis isleri bakalnligimiza niye sormuyoruz bu ulke bize neden vize uygular diye

    • Brunei Sultanlığına Türkiye hariç onlarca ülke vatandaşı, sınırda sadece mühürle vize alarak girebiliyor. Elbette dilediği kuralı uygulayabilirler. Eleştirmek en kişisel haklarımızdan biridir. Yıllarca oraları sömürmüş Avrupa ülkeleri sınırdan kolayca geçerken, Türk vatandaşlarının ülkeye girebilmesi karadan mümkün değil.

      Borneo’da ister Miri’den, ister Kota Kinabalu’dan Brunei’ye ulaşmak sadece birkaç saat iken, sizden havayoluyla ülkeye giriş yapmanız isteniyor. Asıl eleştirdiğim budur benim.

      • Basında az biraz göz attım vizenin kalktığına dair ama benim anladığım vizeyi kaldırma kararı almışlar. Bunun ne zaman finalize olacağı bilinmez, bazen yılları alabilir. Çünkü henüz karşılıklı elçilikler bile yok anladığım kadarıyla.

  5. Bu yazıyı yazdığımda, yollarda olduğunuz için iyi yolculuklar keyifli gezmeler diliyorum.
    Biz de iki arkadaş olarak 7 ay önce karayolu ile Kota Kinabalu’dan Miri’ye geçecektik, ama ne yazık ki Brunei sınır kapısından tüm yolcular geçerken biz iki Türk alınmadık ve tekrar Kota Kinebalu’ya geri dönüp uçakla Miri’ye geçmek zorunda kaldık. Hem zaman hem de para kaybımızın olması bir tarafa, hiçbir sorunumuzun olmadığını düşündüğüm bir ülkenin sınır kapısından çevrilmek çok ağrımıza gitmişti.

    Sizin de giremediğinizi okuyunca burada paylaşmak istedim. Selamlar
    Nihani

    • Selamlar Nihani Bey, hani bunun Brunei’nin Türkiye vatandaşlarına yaşatması anlamsızlık. Buna seyirci kalan elçilik görevlileri de beceriksiz sanırım. Birçok ülkeyle sınırlar kalkarken herkesin elini kolunu salladığı bu ülkeye gidememek saçmalık.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!