Luang Prabang, 2008 yılında New York Times Gazetesi tarafından hazırlanan Görülmesi Gereken Yerler listesinde ilk sıraya koymuştu. Sokakları ekmek ve kahve kokan bu şehir, Güney Asya ülkelerine ziyaret planlayanların listesinde hemen her zaman da ilk sıralarda yer alıyor.  UNESCO Dünya Mirası Listesinde de yer alan şehir 70’e yakın tapınağa, 2000’e yakın Budist rahiplerine ev sahipliği yapıyor.

Budizm mirasını en güzel örneklerini taşıyan tapınaklar şehrin her yanına serpilmiş durumda. Fransız kolonial mimarisine sahip 2 katlı binaların arasında, sade mimarisi olmasına rağmen etkileyici iç dekorasyona ve süslemelere sahip tapınakları bir arada görebilmek mümkün.

Bisikletime atlayıp şehir içerisinde yine turlamaya başladım. İki nehir arasındaki bu yarımadada kurulmuş şehir de bisikletle dolaşmak çok kolay. Her an mola vermeniz için karşınıza bir sebep çıkıyor.  Eski bir kitapçı, ya da ilginizi çekebilecek oyma ahşaptan yapılma hediyelik eşyalar satan bir dükkân veya bir sanat galerisi, davetkâr bir kahve kokusunun geldiği Fransız stilinde bir cafe sizi yolunuzdan alıkoyabilir.

Kulağıma gelen sese dikkat kesilince, sesin tapınaktan geldiğini fark ettim. Bisikleti tapınağın bahçesine park edip içeri geçip yerimi aldım. İçeride yirmiye yakın genç Budist rahip dini seremoniyi yapıyorlardı. Yaşları 15 yaşında olan gençlerin kimisi derin bir ilgiyle koro şeklinde söylenen ilahilere eşlik ederken, kimisi meraklı gözlerle arkada durmadan fotoğraf ve görüntü alan biz turistlerin üzerindeydi. Tapınaklarda dini kurallar altında yetişen bu gençlerin birçoğu, ya üniversiteye gidecek veya normal hayatlarına geri dönecekler.

Luan Prabang’a gelenlerin görmesi gereken yerlerden biri de Mount Phousi (20.000 KIP, 5 TL). Tüm şehri ve çevreyi panoramik görebilmek imkânına sahip bu tepeye uzanıp giden merdivenleri aşmak gerekiyor. Hemen müzenin karşısındaki yer alan bu tepeye ulaşmanız için 238 basamağı çıkmanız gerekiyor. Krabi şehrinde Tiger Tapınağını görmek için tırmandığım merdivenleri bir an anımsatsa da sonrasında çıkması gayet kolay bir tepe. Zirvede Kral Anourathurath tarafından 1804 yılında yaptırılmış Phra That Chomsi tapınağı bulunuyor.

Luang Prabang şehrinin hemen önünde görkemle uzanıp giden Mekong Nehri’ni, şehri diğer koldan saran Nam Khan Nehrini, evler ve doğal güzellikleri arasında altın rengiyle parıldayan tapınakları, uzaklarda sisler içerisinde yükselen görkemli dağları ve şehirde, akıp giden hayatı taşıyan kıvrılıp giden yolları keyifle izlemek mümkün. Sisler içerisinde tüm çevreyi 360º derece görmek mümkün.

Tepeden indikten sonra hemen solda kalan tarihi bir tapınak olan Wat Pahouak bulunuyor. Duvarlarını kaplayan resim süslemeleri 1860’ta yapılmış. Sümela Manastırı’ndaki duvar resimlerini bana anımsatan tapınak, oldukça virane ve bakımsız gibi görünüyordu. İçeride masada çalışan bir görevliyse resimler yapıyordu. Tapınaktan çok bir sanat atölyesi havası vardı, bahçesindeyse oynayan çocuklar.

Her zamanki gibi uzayıp giden günü gece marketinde dolaşıp, yiyecek bölümünde karnımı doyurarak geçirdim. Huzurlu havası, herkese hitap edebilen zenginlikteki stantları, zengin yiyecek ve içecek seçenekleriyle Laos’un en eski şehirlerinden Luang Prabang’daki gece pazarı, Asya’nın en güzel pazarlarından biridir. Başlı başına bir tanıtım yazısını hak edecek kadar.

Day 575: LAO:8 Luang Prabang, 29 Şubat 2012

3 YORUMLAR

  1. Merhaba,
    Ben de cok yakinda Thailand, Kambocya ve Laos rotali bir Guney Asya turu planliyorum, blog yazilarinizi okumaya da Laos kismindan basladim bu sebeple. Yazilar cok keyifli, fotograflar harika, Laos icin sabirsizlaniyorum ben de artik:)
    Iyi seyahatler..
    Silan

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!