Çarpıcı güzellikte doğası, filmlere mekan olmuş tropikal adaları, görkemli Budist tapınakları, dünyaca meşhur zengin mutfağı, güleryüzlü insanları ve Thai masajı ile Tayland, Güney Asya’nın en popüler turistik ülkelerinden birisi. Tapınaklar, gökdelenler ve kanallar kenti olarak bilinen başkent Bangkok ise ülkenin en çok ziyaret edilen yeri. Benim de Asya’da en çok ziyaret ettiğim ve en uzun kaldığım başkent burası oldu. Bangkok, ister 2 gün kalayım, ister 2 ay, benim için her zaman inanılmaz ilginç bir şehir.

Misafirperver ve güler yüzlü insanları, pırıltılı tapınakları, renkli pazarları, büyük alışveriş merkezleri ve akıllara durgunluk veren gece hayatı ile Bangkok, enerji dolu, capcanlı bir başkent. Her yönüyle hem geçmişi hem bugünü yaşatan bir şehir. Şehir, ziyaretçileri tarafından ya çok seviliyor yada nefret ediliyor.

Bangkok Gezi BlogTam anlamıyla renklerin, kokuların ve seslerin birbirine karıştığı kaotik bir ortama sahipken, diğer yandan aynı renkler, kokular ve sesler ahenkle harmanlanıp sürprizlerle dolu bir şehir ortaya çıkarıyor. Hangi yüzünü daha iyi görürseniz ya aşık oluyor ya nefret ediyorsunuz. Ben bu şehre aşık olanlar tarafındayım.

Dokuz milyonluk nüfusa sahip Bangkok, son yıllarda hızla yükselen gökdelenleri, iş merkezleri, şık otelleri, dünya markalarına ev sahipliği yapan lüks alışveriş merkezleri ile adeta Asya’da parlayan bir çekim merkezi. Geleneksel yaşamın batı modernizmiyle harmanlandığı şehir nemli, sıcak, kalabalık ve gürültülü. Havalimanının kapısından dışarı çıktığınız andan itibaren bu atmosferle yüzyüze geliyorsunuz. Nemli ve sıcak, biraz da kokan bir hava, her yandan trafik ve yükselen sesler. Ben bu halini seviyorum doğrusu.

Asya’nın en hızlı gelişen ve değişen şehirlerinden biri olarak da ün salmış Bangkok, 1782’den beri ülkenin başkenti. Tay dilindeki adıyla, dünyanın en uzun şehir ismi olma özelliğiyle Guiness Rekorlar Kitabına girmeye hak kazanmış bu şehre İstanbul’dan havayolu ile ulaşım dokuz saat sürüyor.

Ülkenin en yoğun havalimanı olan Uluslararası Svarnabhumi Havalimanı, gezginlerin Tayland’a ilk defa aya bastıkları yer. Tayland Devleti Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Ülkeye girişte süre bitimine altı aydan uzun süre olan bir pasaportunuzun olması yeterli. Uçakta doldurulan formla birlikte pasaportunuzu kontrol memuruna uzatıyorsunuz yalnızca. Ülkeye havalimanı ile girişlerde otuz gün, karadan sınır geçişlerinde ise on beş gün vize alabiliyorsunuz.

Thailand BangkokBangkok’ta taksi ücretleri oldukça ucuz. Havalimanından şehir merkezine ulaşmak için dileyen metro dileyen taksi tercih edebilir. Her ne kadar taksicilerin çoğu taksimetreyi açtırmak yerine farklı bir ücrette anlaşmak istese de ısrar edip taksimetreyi açtırmakta fayda var.

İlk defa gidenler için bunaltıcı bir kaos şehri görünümünde olsa da oysa bundan çok daha fazlasını barındırıyor. Şehrin bozuk kaldırımları, kalabalık sokakları ve köri soslu kokan havası arasında kaos içerisinde yolculuk edenlerin, şehrin karakterinden ilk göze çarpan şeylerden pek hazzettikleri söylenemez. Oysa Bangkok, tapınakları, müzeleri, UNESCO Dünya Mirası Listesine alınmış Thai kültürünün nadide örnekleri ve değerli tarihi yerleri ile, sadece Asya’nın değil dünyanın en çok ilgi gören yerlerinin başında geliyor.

Tayland’ın bu dev metropolünde kaybolmak çok kolay. Bu nedenle günlük gezi programını yaparken yerel halktan fikir alın. Her ne kadar Tayland’da İngilizce konuşmak yaygın olmasa da, İngilizce bilen otel personelleri bu konuda oldukça yardımcı oluyorlar.

Bangkok’un kaotik trafiği İstanbul’u aratmıyor. Günün hemen her saatinde, trafikte kesintisiz şekilde ilerlemek neredeyse imkansız. Şehir içi ulaşımda en avantajlı seçenek, raylı sistem. Dev viyadükler üzerine kurulu demiryolu ağı Sky Train ile kenti havadan dolaşarak; şehrin birçok noktasında hızlı ve rahat bir şekilde ulaşmak mümkün. Bunun yanında şehrin bazı kalabalık noktalarına ulaşım sağlayan yeraltı metro sistemi de mevcut.

Dört yüzden fazla Budist tapınağı

Dört yüzden fazla Budist tapınağı, safran renkli elbiseleri içerisinde halkı kutsayan Budist rahipleri, yüzen pazarları, geleneksel Tay yemeklerinin pişirildiği sokak tezgâhlarıyla Bangkok; renklerin, kokuların ve tatların içine doğru egzotik bir yolculuk sunuyor.

Bangkok Tapınak
Chao Prya Nehrinden Wat Arun’a giden bir Monk

Chao Phraya Nehri iki kıyısına ve buraya açılan yüzlerce kanal üzerinde kurulmuş Bangkok “Doğunun Venedik’i” olarak da adlandırılıyor. Bu rengarenk şehirde insanların yüzlerinden gülümseme hiç eksilmiyor. Şehrin her köşesi tapınakların verdiği mistik havayla kaplı.

Şehrin tarihi bölgesi olan Rattanakosin, Bangkok’ta gezilecek yerlerin bir çoğunun bir arada olduğu bir bölge. Tayland Kraliyet Sarayı, Yatan Buda Tapınağı, ünlü Zümrüt Buda Tapınağı da burada yer alıyor. Diğer ünlü bir tapınak olan Şafak Tapınağı ise Kraliyet Sarayı’nın karşı kıyısında, nehrin öteki kıyısında gökyüzüne doğru görkemli bir şekilde yükseliyor. Tüm bu tapınakları gezmek için en az yarım gün ayrımanız gerekiyor. Acele etmeden tam bir gün ayırmak tavsiyem.

Bangkok’u ziyaret edenlerin çoğunlukla ilk durağı ünlü Grand Palace yani eski Kraliyet Sarayı oluyor. Grand Palace’a gitmenin en pratik ve keyifli yolu, nehir üzerinde ulaşımı sağlayan tekneler. Thaililer için çok değerli olan ve şehrin tam ortasında akan Chao Phraya Nehri ile; diğer iki kanal üzerinde yapılan tekne yolculukları, şehri yakından keşfetmenin bir güzel yolları arasında yer alıyor.

Bangkok, Thailand
Bangkok Grand Palace, Thailand

Yüz elli yıldan fazla bir süre Tayland kraliyet ailesine ev sahipliği yapan Grand Palace, geleneksel Thai mimarisinin en güzel örneklerini taşıyor ve yüzden fazla bina ile tapınaktan oluşuyor.

Bangkok’taki en etkileyici yapılardan biri olan Grand Palace, 1925’e kadar Tayland kraliyet konutu olarak kullanılmış. 1.900 metre uzunluğunda 4 duvar ile çevrili olan sarayın içinde kraliyet konutunun yanı sıra devlet daireleri de bulunuyor.

Grand Palace içerisinde yer alan Wat Phra Kaew yani Zümrüt Budha Tapınağı Tayland’ın en önemli kutsal yeri. Dışarıdan baktığınızda diğer Budist tapınaklardan pek de farklı değil gibi görünüyor.

Ancak tapınağı bu kadar önemli yapan şey onun, tek parça yeşil zümrüt blok üzerinde oyulmuş 66 cm yüksekliğindeki Buddha heykeline ev sahipliği yapması. Budizm’in önemli sembollerinden biri olan Zümrüt Buda’ya Tayland Budistleri son derece saygı duyuyor.

Bangkok Yatan Budha
Wat Pho (Yatan Buda Tapınağı), Bangkok

Grand Palace’ın hemen yanında Wat Pho Tapınağı yer alıyor. Wat Pho, yani Yatan Buda Tapınağı Bangkok’un en eski ve en çok ilgi gören tapınaklarından. Wat Pho, 16. yüzyıl başlarında inşa edilmiş ve 1781’de Bangkok’un başkent olmasıyla yeniden yapılandırılmış.

Tapınakta yer alan dev Yatan Budha Heykeli tapınağın en ilgi çeken figürü. Yatan Buda heykeli Budha’nın Nirvana’ya ulaştığı anı simgeliyor. Heykelin ayak tabanlarına yüz sekiz olumlu eylemi ifade eden, sedef taşlarla işlenmiş semboller yer alıyor. 108 sayısı Budizm’de kutsal kabul ediliyor.

Bangkok, Wat Arun
Şafak Tapınağı: Wat Arun, Tayland

Chao Phraya Nehri’nin batı kıyısında ise görkemli Wat Arun tapınağı yükseliyor. Tayland tanıtım kitaplarında en sık kullanılan yapı ve ülkenin en çok bilinen sembollerinden. Hindu şafak tanrısı Aruna’dan adını almış. Beş kuleli renkli yapı, neredeyse tepeden tırnağa porselenden inşa edilmiş. Gün batımında ışıl ışıl parlayan yapısıyla mistik ve büyüleyici bir manzaraya sahip.

Rattanakosin Bölgesi’nin güneyinde yer alan ve Chinatown olarak adlandırılan bölge ise Çinli ve Hintlilere ev sahipliği yapıyor. Ucuz fiyatları nedeniyle şehri ziyaret eden herkesin ilgi gösterdiği Chinatown, altın takıları, yiyecek ve içecekleriyle günün her saati kalabalık.

Bangkok Altın Burha
Altın Budha Tapınağı: Wat Traimit, Bangkok

Çin Mahallesindeki inanılmaz Altın Budha heykeli Wat Traimit, görenlerin gözlerini kamaştıracak güzellikte. Tayland’ın bu değerli hazinesi 5 ton saf altından yapılmış ve dünyanın en büyük altın Budha heykeli olarak biliniyor.

700 yıldan daha eski olan Wat Traimit (Golden Budha Temple), ilginç bir hikayeye sahip. Heykelin altından yapılmış olduğu, 1955’te, bir yer değiştirme sırasında ortaya çıkıyor. Kazayla düşürülen heykelin üzerindeki sıvanın kırılması ile heykelin altından yapılmış olduğu anlaşılıyor. Ülkenin zayıf döneminde yağmalardan korunması amacıyla yapıldığı düşünülüyor.

Tarihi bölgeden Doğuya doğru gittikçe de modern binalarla süslü Yeni Bangkok başlıyor. Şehri yürüyerek keşfetmek için Siam Square, Kho San Caddesi ile yeşil dokusuyla dikkat çeken Soi Rambuttri Caddesi en güzel adreslerden. Günlük gezinin arkasından keyifli bir akşam ve eğlence sunan şehirde, mükemmel canlı müzik ve caz sunan gece kulüpleri, ultra serin ve modern barlar, tarz sahibi kulüpler ve zengin menüler sunan büyük restoranlara kadar her şey var.

Bangkok Yüzen Pazar
Bangkok Yüzen Pazar

Şehrin ünlü yüzen pazar yeri Floating Market, nehrin üzerinde birbirine bağlı olan kanolardan oluşuyor. Bangkok’un 120 km dışında Nakhon Pathom şehri yakınlarındaki pazar yer sabah 7 ile öğlen 1 saatlerinde açık. Pazar yerinde yerel süs eşyaları, şapkalar, ahşap objeler, takılar, bambular bulunuyor. Hemen her şeyin satıldığı bu pazarlar, en renkli fotoğrafların çekileceği mekanlardan birisi.

Bindiğiniz teknelerle kanallar arasında dolaşıyor, hemen kıyıda yer alan dükkanlardan alışveriş yapabiliyor, teknelerden satılan meyvelerdan alabiliyor; teknelerde hazırlanan yemeklerden sipariş verip yine teknenizde yiyebiliyorsunuz. Rambutan, mangosteen, papaya, passion fruit, guava, durian, ejderha meyvesi, mangonun, Longan ve liçinin tadına bakın. Evet durian fena kokar ama tatmadan dönmeyin.

Bangkok’ta görülmeye değer yerlerinden biri de her haftasonu yeniden kurulan Chatuchak Weekend Market. Buradan çeşitli el oyması ahşap hediyelik eşyalar, kıyafet ve takı satın alabiliyorsunuz. İstediğiniz kalitede ve fiyatta ürünü bulmak mümkün. Pazarlık ise böylesi pazarların vazgeçilmez seremonisi. Pazarın bir bölümü de uzak doğu mutfağına ayrılmış. Alışveriş sonrası burada bir mola verip, Tayland yemekleri yanında, Asya mutfağının geleneksel lezzetleri tadın.

Thai Food
Tayland’da en çok yediğim yemek: PadThai

Bangkok aynı zamanda Asya’nın en iyi lezzetlerinin de başkenti. Yerel sokak pazarları açısında da Tayland oldukça renkli. Sokak kenarlarına kurulmuş tezgâhlarda sunulan pratik ve ucuz lezzetler, ülkenin hangi şehrine giderseniz gidin karşınıza çıkıyor.

Tayland mutfağı damağınıza biraz acı gelebilir. Bazı yemeklerin kokularının ağır olmasının sebebi kullanılan yağlar ve baharatlar. Hindistan cevizi, balık yağı ve köri çok sık kullanılıyor. Tayland mutfağında deniz ürünlerinin de özel bir yeri var. Bunun yanında et ve tavuk da oldukça sık tüketiliyor.

Yumurtalı pilav, sebzeli pilav, stay soslu tavuk şiş, ekşili çorbalardan Tom yum goong ve gaeng som, biberli ve hindistancevizi sütlü köri yemeklerinden Gaeng tai pla ve Khanom jeen nam ya kati ve Thai biralarından Singha, Chang listenizde olsun.

Deniz ürünleri seviyorsanız Sea Food Market, leziz akşam yemekleri için akılda tutulmalı. Chao Praya Nehri’nde tekne restoranlarında romantik bir akşam yemeği diğer bir alternatif. Baiyoke Sky Bangkok Otelinin 77. katında Bangkok gece manzarası eşliğinde açık büfe yemeği iyi fikir olabilir.

Bangkok Gece
Baiyoke Sky Bangkok Otelinin 77. Katı

Eğer Bangkok’ta daha fazla zamanınız varsa günübirlik Ayutthaya antik şehrini ziyaret edin; masaj kurslarına katılın ve geleneksel Thai dans gösterileri veya kabare showları izleyin.

Masaj Tayland’da binlerce senelik bir kültür. Thai masajı rahatlama ve dinlenmenin yanı sıra, tedavi amaçlı da uygulanıyor. Yorgunluk ve stresten arınmak, rahatlamak için mükemmel bir deneyim.

Gündüzleri her köşesinde huzurun ve sükûnetin olduğu şehir, güneş battıktan sonra rengarenk bir karnaval havasına bürünüyor. Hiç uyumayan bu şehirde Khao San Road, Soi Cowboy ve Nana bölgelerinde gece hayatını keşfedin. Yüzlerinden gülümsemenin eksilmediği sıcak Tay halkının arasına karışın.

Muhteşem doğa manzaraları, sıkı sıkıya bağlı geleneksel yapısı, bol baharatlı yemekleri, Thai masajı, çılgın gece hayatı ile keyifli ve ilginç deneyimlere kucak açan Bangkok‘ta doğa, huzur, karmaşa, kültür ve eğlence iç içe. Keyfini çıkarın.

Önceki makaleAşıklar Şehri Paris’te Gezilecek Yerler
Sonraki makaleBulak Mağarası, Safranbolu

Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşık birisi. 14 yıl çalıştığı şirketiyle yolları ayrılınca, hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gitti. 22 ay boyunca Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat etti.

8 YORUMLAR

  1. Eşimle birlikte Aralık ayında Tayland’a tatile gitmeyi planlıyoruz. Fakat tur şirketi ile gitmek dil bilmediğimiz için bize daha makul gibi geliyor. Hangi firma ile gitmek daha uygundur?

  2. Bangkok’u çok defa gezdiniz Kemal Bey? Orada yaşanır mı sizce? Artısı eksisi nedir sizin bakışınıza göre.

  3. Tayland’ın sosyal kulturel yapisi ve turistik cekim merkezleri hakkinda okuma yapmak isteyenleri bloguma beklerim

    ayetullah.squarespace.com/blog/2015/8/5/tayland-kingdom-of-smiles

  4. Bende Tayland’a gitmeyi düşünüyorum ama daha önce gidenler yani tecrübesi olan arkadaslar lütfen yardımcı olur musunuz? Doğru bilgileri bizimle paylaşarak tavsiyeleriniz nelerdir.

  5. 2018 Ocak yada subat Phuket Pattaya Bangkok dusunuyorum 15 gun. Araya Kambocyada karisabilir. İkinci gidisim olacak. deneyim var. Gelmek isteyen olursa iletisim kuralim. Malum uzak yer yol arkadasi bulmak zor oluyor. mktl_1987@hotmail.com

  6. Tayland’a 2014 yılında gidecektim. Ancak acil bir durum nedeniyle turumu iptal etmek zorunda kalmıştım. O zamandan beri içimde ukde kaldı. Umarım tekrar gitme şansım olur. Bu ayrıntılı yazı da bana rehber olacaktır diye düşünüyorum. Teşekkürler.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Please enter your comment!
Please enter your name here