Kendi dillerinde “Bin Filin Ülkesi” anlamına gelen Laos, Asya’da görmeyi çok arzuladığım yerlerden biriydi. Kapı komşusu Tayland gibi henüz turist akınına uğrayıp şımarmış bir ülke değil Laos. 6,5 milyon nüfusuyla Tayland, Myanmar, Çin, Vietnam ve Kamboçya’ya sınırları arasında kalan ve denize kıyısı olmayan bu ülkede 2000 den fazla fil bulunuyor.

Güney Asya’nın en fakir ülkesi olan Laos dünyada geride kalmış birkaç komünist ülkeden birisi. 1975 yılında monarşiyi devirerek kontrolü ele alan komünist güçler, 1990 yıllarına kadar ülkeyi dış dünyadan izole tutmayı başarmış. Geçici reformalar yapılmasına rağmen halk çok fakir ve uluslararası dış yardımlara muhtaç durumda.

Çin ve Vietnam gibi diğer komünist devletler tarafından destekleniyor. Japonya da yardım yapan ülkeler arasında bulunuyor. Çin, Laos’a kadar uzanan bir hızlı tren projesine yatırım yapıyor. 2005 yılından bu yana daha liberal politikalar izlemeye başlayan hükümet 2011 yılında ise borsayı açmış.

Ülke topraklarının dörtte üçünden fazlası dağlarla kaplı olan bu ülkede yerleşimler çoğunlukla ünlü Mekong Nehri ve şehir ile kasabaları birbirine bağlayan yarısı bozuk yollar etrafına kurulmuş. Ülkenin çok büyük bir bölümü el değmemiş ormanlardan oluşuyor.

Toplam arazinin %5’de yapılan tarımla halkın %80’i geçimini sağlıyor. Başta pirinç olmak üzere, sebze, meyve, pamuk ve baharat üretimi dışında “altın üçgen” olarak adlandırılan bölge eroin ve afyon yetiştirmesiyle de dünya literatürüne girmiş.

Khao San Road’daki bir acenteden Laos’a gitmek için gece otobüsüne bilet aldım (800THB, 46TL).  10 saatlik bir yolculuk sonrasında Tayland-Laos arasındaki Nong Khai sınır kapısına varabildik.  Tayland ile Laos arasındaki Mekong Nehri üzerine daha 1990’larda inşa edilmiş “Kardeşlik Köprüsü”nü geçip ülkeye giriş mührünü aldıktan sonra başka bir turist minibüsüne transfer edilip, 3 saat daha süren yolculukla başkent Vientiane’ye vardık.

Şehrin sokaklarında rastgele yürüyerek bulduğum ilk otel olan Haysoke Guest House’a yerleştim (100.000KIP, 22TL). Otelin lobisinde enfes el oymacılığıyla hazırlanmış, ilginç masa ve buda heykellerinin otele verdiği sanat galerisi havası tercihimde en büyük sebep oldu. Fiyatı da makul olunca başka otel aramaya gerek duymadım. Otel çalışanları da oldukça arkadaş canlısıydı.

Vientiane, Mekong Nehri kenarında 75000 bin nüfuslu küçük bir şehir. Ülke 1893-1953 yılları arasında Fransız yönetimi altında kaldığı yılların etkilerini şehrin her yanında çok yoğun bir şekilde görmek mümkün.

Şık restoranları, caz pubları burayı ziyaret eden gezginlerin gözde yerleri. Asya’nın diğer başkentleri gibi gökdelenlere rastlayacağınız bir başkent değil Vientiane. En yüksek binası 15 katlı yüksekliğiyle Mekong Nehri yakınına kurulmuş bir otel.

Duş alıp kendimi dışarı attım. İlk işim her zaman olduğu gibi kendime bir GSM kartı almak oldu. Beeline sim kartımı aylık 500 MB internet kullanım seçeneğiyle aldım (35.000KIP, 8TL). Şehirde hemen her tarafta sıcacık ekmek arasına sandviç bulmak mümkün. Kahvaltı için iyi bir seçenek oldu.

Şehrin pazarına uğradıktan sonra, Turizm Ofisine uğrayıp ülke haritası edindim. Ofiste ülke hakkında önemli tüm bilgiler panolara İngilizce olarak yazılmış. Nerede ne var kolayca bilgi edinmek mümkün.

Turizm ofisinin bulunduğu cadde boyunca ilerlediğinizde kaşınıza Vientiane’nin en çok dikkate değer anıtlarından birine erişiyorsunuz. Fransa ulusunun amblemi olan Champs-Elysées Caddesi üzerindeki yer alan Paris’ Arc de Triomphe’ye benzeyen Patuxai (Zafer Anıtı), Budist süsleme sanatıyla yapılmış dört kapısı bulunan anıtın tavanında Vişnu, Brahma ve Indra tanrılarını tasvir eden etkileyici bir süsleme bulunuyor.

II.Dünya Savaşından sonra Laos’un Fransa’dan bağımsızlığını alırken ölen askerlerine ithafen yapılmış. Tasarımını çizen mimara ise, benim otele ödediğim fiyatın üçte biri ödenmiş, yani 7TL!

Anıta merdivenlerle çıktığınızda (3.000KIP, 0.6TL) ise dış güzelliğiyle hiç alakası olmayan bir hediyelik eşya pazarı sizi karşılıyor. Dış mimarisine göre iç mimari özensiz ve tamamen boyanmamış betondan oluşuyor. Aynı zamanda fotoğraf çekmek, parkı ve başkenti yukarıdan görmek için uygun bir yer.

Parkta yer alan havuzu çevreleyen Palmiye ağaçlarının gölgesi dinlenmek için uygun bir yer. Parkın sonunda dünya barışını simgeleyen, üzerinde tüm dünya ülkelerinin bayraklarının olduğu, Endonezya tarafından Laos’a hediye olarak gönderilen bir gong yer alıyor.

Park sonrası yürüyerek Mekong Riverside Parkı ziyaret ettim. Mekong Nehri yanındaki bu parkta halk kahramanı Chao Anouvong’un yüzü nehre dönük kocaman bir heykeli bulunuyor. Ben çevrenin fotoğrafını çekerken parkta dolaşan Laoslu öğrenciler de benim fotoğrafımı çekiyordu. Otele dönerken parkta oturan birkaç öğrenciyle oturup sohbet ettim. İngilizceleri yok denecek kadar az olsa da oldukça eğlenceliydiler.

Arkadaş canlısı, samimi bir atmosfere sahip olanküçük başkent Vientiane’nin, nefis sandviç yapan restoranlarında yemek yemiş, yeşil ve huzur veren parkında dinlenmiş, begonvilli sokaklarında ve pazarında dolaşıp şehri ve insanları tanımaya çalışmıştım. 13 saatlik bir gece otobüsü yolculuğu sonrasında tüm bunları yapmıştım, uzun bir gündü. Artık güzel bir uyku çekmenin zamanıydı.

Day 568: Laos:1, Vientiane, 22 Şubat 2012

8 YORUMLAR

  1. No Escape (Kaçış Yok) adlı film bu ülkede geçiyor herhalde. Tayland’da çekildiği söyleniyor ama filmde aile Vietnam sınırını geçiyor ve Tayland’ın Vietnam’a sınırı yok. Siz ne düşünüyorsunuz?

    • Gerçekten çok ilginç. Özellikle komünist rejimin verdiği yapıcı olamayan etkiler gözle görülüyor. Sınır komşusu bu denli ilerlemişken, kendisinin hali ortada. Yinede bence açık hava müzesi gibi bir ülke. Bence şehir merkezlerinden ziyade köyleri daha dikkat çekicidir. Gidip görülesi…

  2. Selam Kemal kardeşim, 46 günlük 18. Uzakdoğu gezimi bitirip Türkiye’ye döndüm. 2. gidişim olan (15/02/2012) Laos’tan 8 gün önce geldim. Yazını okudum ve bir iki yanlışı düzeltmek istedim. KHON KAEN

    • KHON KAEN Tayland’ın en büyük şehirlerinden biridir, sınır şehri değildir. Sınır UDON THANI’ye 50 km uzaklıkta olan Nong Kai’dir. Yanlış anlaşılmasın, aynı zamanda Nong Kai adlı bir şehir de vardır. Sınıra Udon’dan saat başı Vientien şehir merkezindeki terminale (Morning Marketin Karşısında) 80 Baht’a otobüs kalkar. Dönüşte aynı yerden Udon Thani’ye dönebilirsin. Sen Bangkok’tan yanlış binmişsin. Eleştirimi mazur gör. iyi geziler.

      • Khon Kaen’in Nong Khai olarak düzelttim. haklısınız. Ben K.Kaen’e trenle gidip oradan sınıra ulaşmayı planlamıştım, vazgeçince sınır da aklımda öyle kaldı. Ben Bangkok’tan direkt Vientiane’ye otobüs bileti aldım. Yanlış bilet değildi. Vietnam sınırına kadar otobüs bizi götürdü ve sınırı geçtikten sonra biz minibüsle Vientiane şehir merkezine ulaştık.

        Laaos’ta önce kuzaye sonrasında güneye ineceğim. Bir sonraki ülke ziyaretim Kamboçya olacağından Udon Thani üzerinden değil de güneyden tekrar Tayland’a giriş yapacağım.

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!