Türkiye‘nin başkenti Ankara, devlet bürokrasinin merkezi olmasından dolayı seyahat ile ilgilenen birçok kişinin zihninde net bir yere sahip değil. Ankara denildiğinde bakanlıklar ve kamu kurumlarının sıralandığı ana caddeler ve gri bir görüntü akla gelse de şehre haksızlık yapıldığı kesin.

Şehrin başkent olmasından kaynaklanan resmi görüntüsü yanıltıcı. Ankara, binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan kültürel zenginlikleri, görkemli müzeleri, hareketli sanat ve sosyal yaşamı ile ülkemizin gözbebeği.

ankara gezilecek yerler

Ankara, Türk gezginlerle birlikte Ankaralıların da biraz ihmal ettiği, buna karşılık yabancı gezginlerin daha iyi tanıdığı bir kent. Bir başkent olmasından kaynaklanan biraz resmi görüntüsü ilk bakışta insanı yanıltıyor ve binlerce yıllık bir tarihin izleri gibi zengin kültürel zenginlikleri, sanatsal ve sosyal hayatı da gözden kaçıyor.

Konumu ile tarih boyunca Avrupa ve Asya arasındaki geçişlerin odak noktasında yer alan Ankara, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte modern Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentine dönüştü. Antik Dönem’den günümüze çok zengin bir tarihi mirasın üzerinde kurulu olan şehir merkezinde 40’tan fazla müze var.


Ankara konumundan dolayı yazları sıcak ve yağışsız, kışları ise soğuk ve kar yağışlı geçen kara iklimine sahip. Dolayısı ile Ankara’ya gelmek için en uygun mevsimler hafif yağışlı ve ılık geçen ilkbahar ve sonbahar ayları.

Ankara Gezilecek Yerler

İç Anadolu Bölgesinde, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında yer alan Ankara’nın şehir merkezi Anadolu tarihinden esintiler taşıyan bir atmosfere sahip. Kentin çevresinde ise doğayla baş başa kalınacak onlarca farklı adres bulunuyor. Ankara’nın, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir olmak üzere, Cumhuriyet tarihini yansıtan yapı ve müzeleri ile birlikte birçok gezilecek yeri bulunuyor.

Ankara gezilecek yerler arasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Kızılay Meydanı, Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası), Ankara Kalesi ve Augustus Tapınağı bulunuyor. Ankara’nın Gölbaşı, Beypazarı, Kızılcahamam, Nallıhan gibi ilçeleri kültür turları kapsamında her yıl binlerce ziyaretçi ağırlayan yerler. Ankara müzeleri başlıbaşına zaman ayrılmasını hak edecek kadar iyi.

Yurt içi turizmi bakımından, kültür ve kongre turizmi, Beypazarı ve Kızılcahamam’daki tarihi dokular ve evler, Elmadağ çevresinde kış turizmi, Kızılcahamam, Ayaş, Çubuk ve Haymana çevresinde kaplıca turizmi ile Güdül’deki Tuluntaş Mağarası’nda mağara turizmi gerçekleştiriliyor.

1. Anıtkabir

ankara gezilecek yerler anitkabir

Ankara demek Anıtkabir demek. Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı’nın, inkılapların önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk‘ün, Anıttepe’de bulunan anıt mezarı. Anıtkabir Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olmasının yanı sıra, müzeleri, parkları, tören alanı, kuleleri ve Aslanlı Yolu ile çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin vücut bulduğu yegâne alan.

1944-1953 yılları arasında inşa edilen, 2. Ulusal Mimarlık Dönemi’nin en önemli örneği sayılan anıt mezar, Atatürk’ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh özdeyişinden ilham alınarak oluşturulan Barış Parkı ve yapı kompleksinin en önemli bölümlerini barındıran Anıt Blok’u olmak üzere 2 bölümden oluşuyor.

Hürriyet Kulesi ve İstiklal Kulesinin başlangıç noktasını oluşturduğu Anıt Blok’ta Aslanlı Yol’dan geçerek ulaşacağınız Tören Meydanı, Kurtuluş Dönemini anlatan kulelerle çevrelenmiş. Meydandaki 42 basamaklı merdiveni çıkarak giriş yapabileceğiniz Mozole ise Şeref Holü, Mezar Odası gibi yapının esas bölümlerini barındırıyor.

Anıtkabir’in en önemli bölümü olan Atatürk’ün Mozolesi şeref salonunda yer alıyor. Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin bulunduğu yapı kompleksini gezerken, Cemal Gürsel’in Kabri ile İsmet İnönü’nün Kabrini de görebilirsiniz.

Dünyanın dört bir yanından getirilen ağaç ve bitkilerle bezeli Barış Parkı Anıtkabir’i çevreliyor. Hitit tarzında yapılan 24 aslanın süslediği Aslanlı Yol, Anıtkabir’in simgeleri arasında. Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı Anıtkabir, Atatürk’ün ölüm yıldönümü 10 Kasım, Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim ve Meclis’in açıldığı 23 Nisan gibi özel günlerde yüzbinlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

2. Ankara Kalesi

ankara görülecek yerler

Ankara Kalesi, ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte MÖ 2. yüzyılda Galatların Ankara’ya yerleşmeleri sırasında var olan, kadim bir yapı. Kentin sembol yapılarından biri olan Ankara Kalesi, geçmişte şehre hayat veren Hatip ve İncesu nehirlerinin birleştiği noktaya hakim bir tepe üzerinde kurulu.

Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde birçok kez onarımdan geçen Ankara Kalesi, Ankara’ya hâkim bir tepe üzerinde yalnızca surlarla çevrili bir alanı değil, aynı zamanda kale içi yerleşimi de kapsıyor. Ankara Kalesi çevresinde Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan çok sayıda cami ve hamam bulunuyor. Ankara’nın günümüze ulaşmayı başaran en eski camisi Alaaddin Camii, Aslanhane (Ahi Şerafeddin) ve Ahi Elvan camileri kale ziyareti sırasında görülebilecek camiler arasında.

Ankara’nın simge yapılarından olan Ankara Kalesi surları içerisinde Tarihi Ankara Evlerini görebilir, buralardaki hediyelik eşya dükkanlarından otantik el yapımı ürünler satın alabilirsiniz. Ankara Kalesi’nin içi aynı zamanda Ankara’nın en otantik restoran ve kafelerini de barındıran, zaman zaman çeşitli etkinliklere ve festivallere de ev sahipliği yapan çok özel bir bölge. Kale Mahallesi’nde ayrıca Ankara Rahmi M. Koç Müzesi yer alıyor.

3. Ankara Rahmi M. Koç Müzesi

ankarada gezilecek yerler

Ankara Rahmi M. Koç Müzesi, Ankara’nın ilk ve tek sanayi müzesi unvanına sahip. Ankara’nın ilk sanayi müzesi olan Çengel Han, Koç Holding kurucusu Vehbi Koç’un iş yaşantısına başladığı yıllarda kullandığı bir dükkâna da ev sahipliği yapmış ve 2005’te koruma altına alınarak müze olarak ziyarete açılmış.

Müzede sanayi, ulaşım ve iletişim tarihine atıfta bulunan çok sayıda obje sergileniyor. Müze koleksiyonunda Mustafa Kemal Atatürk ve Ankara’nın tarihi geçmişi ile görsel bir arşiv de bulunuyor. Müzede topla 32 odada denizcilikten karayolu taşımacılığına, havacılıktan tıbba kadar pek çok sanayi kolunun geçmişini gözler önüne seren 4 binden fazla obje sergileniyor.

4. Anadolu Medeniyetleri Müzesi

ankara gezilecek yerler müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli arkeoloji müzeleri arasında yer alıyor. 1997’de açılan müze, 1997’de 68 müze arasından Avrupa’da Yılın Müzesi ödülünü kazanmıştı. Müze, Ankara’nın en eski yerleşim yeri ve ticaret merkezi olan Atpazarı semtinde, birer Osmanlı yapısı olan Mahmut Paşa Bedesteni ve 1471 tarihli Kurşunlu Han’da yer alıyor.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, bu topraklar üzerinde günümüze kadar yaşamış olan uygarlıkları kronolojik bir sırayla ziyaretçilerine sunuyor. Paleolitik çağdan başlayarak Anadolu tarihi Neolitik, Eski Tunç, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu dönemlerine ait çok değerli koleksiyonlar sırayla sergileniyor.

🕘 Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 1 Nisan–31 Ekim tarihlerinde 08.30–19.00; 1 Kasım–31 Mart tarihlerinde 08.30–18.00 saatlerinde ziyarete açık. 🔐 Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Anadolu Medeniyetleri Müzesi giriş ücreti 45TL. Müze Kart geçerli.

5. Atpazarı, Samanpazarı ve Pirinç Han

Ankara Kalesi’nin çevresinde yer alan, geçmişte Atpazarı, Koyunpazarı ve Samanpazarı isimleriyle anılan tarihi pazar yerleri günümüzde baharatçılar, hediyelik eşya satan dükkanlar ve geleneksel el işleri atölyeleri ile hareketli bir görünümde. Çukurhan, Pilavoğlu Hanı ve Çelgelhan gibi hanlar ticaret mallarının depolandığı ve İstanbul’a gönderildiği, tüccarların buluştuğu dükkanlardan oluşuyordu. Yüzlerce yıldır ayakta duran tarihi hanlar, günümüzde işlevleri değişse de Ankara’nın kent silüetinde önemli bir yere sahip.

Samanpazarı, Ankara denince ilk akla gelen yerlerden ve yine Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinden biri. Ankara’nın en eski ticaret ve alışveriş merkezi olan Samanpazarı, günümüze uyum sağlamış olsa da halen o eski Anadolu kasabasının yerel atmosferini yaşatıyor. Civar köylerden kağnı ve eşeklerle getirilen ürünler, burada bulunan Çengelhan, Çukurhan, Pilavoğlu Hanı’nın büyük depolarında muhafaza edilirdi.

Atpazarı, Cumhuriyet öncesinde Ankara’nın ticari merkeziydi. Antikacıları ve ahşap el işleri ile mobilyacıların bulunduğu Can Sokak, kumaşçıların ve yöresel kıyafetlerin bulunduğu Çıkrıkçılar Yokuşu ve 13. yüzyıl Selçuklu eseri olan Arslanhane Camii (Ahi Şerafettin Camii) bölgenin en önemli adresleri.

Pirinç Han, günümüzde turistik bir çarşı olarak hizmet veriyor. Kentin ilk ahşap hanı olarak bilinen Pirinç Han, Koyunpazarı’nda Pirinç Sokak’ta yer alıyor. Antikacıların dükkanlarının bulunduğu Pirinç Han’da gramofon, pikap, bez ve keçe bebekler, geleneksel el işleri gibi ürünleri bulmak mümkün. Pirinç Han’ın yanı başındaki Ahiler Çarşısı’nda da Pirinç Han’daki gibi antika dükkanları var.

6. Hamamönü

hamamönü ankara

Hamamönü, Ankara’nın ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve yapılan restorasyon çalışmaları ile gerçek bir açık hava müzesi halini alan, Ankara’nın en zarif bölgesi. Tarihi Ankara Evlerinin birer sanat atölyesi, galeri, müze, kafe, restoran ve hediyelik eşya dükkanlarına dönüştürüldüğü bölgede Mehmet Akif Ersoy’un ikamet edip İstiklal Marşı’nı yazdığı evi de yer alıyor.

Mehmet Âkif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara’da ikamet ettiği ve İstiklâl Marşı başta olmak üzere çok sayıda şiirini yazdığı Ankara evi, Mehmet Akif Ersoy Müze Evi olarak hizmet veriyor. Vaktiyle Taceddin Dergâhı olan bu yapı, Taceddin Şeyhi tarafından savaş yıllarında Mehmet Akif’e tahsis edilmiş. Ankara’nın Hamamönü bölgesinde yer alan ve tarihi Ankara evlerinin en güzel örneklerinden olan yapıda, Mehmet Akif Ersoy’a ait eşyalar ile kitapları sergileniyor.

7. Ulucanlar Cezaevi Müzesi

ulucanlar cezaevi

Ulucanlar Cezaevi, 1925’ten 2006’ya dek düşünce suçlularının ve siyasi suçluların cezai hükümlerini geçirdikleri, Türkiye’nin acı tarihlerinin yaşadığı cezaevi oldu. Bir dönem ünlü isimlerin gün saydığı, ancak şimdilerde ziyarete açık müzeye dönüştürülen yerde, 81 yıl boyunca düşünceleri yüzünden hapse girmiş gazeteci, yazar, şair, siyasetçi gibi kişilerin ayrıntılı bilgileri, ailelerinden temin edilmiş özel eşyaları ve cezaevinde iken çekilmiş fotoğrafların sergilendiği avlular bulunuyor.

Müze kütüphanesi ise, Türkiye siyasi tarihinin unutulmaz isimlerinin yazmış olduğu kitaplar, çeşitli dönemlere ait önemli yayınlar, dönemin aktörlerinin mahkeme kayıtları, mahkûmiyet tutanakları ve yine değeri kendisine münhasır, günümüzde bulunması çok güç olan yayınların ilk baskıları ile tarihi bir arşiv niteliği taşıyor.

🕘 Ulucanlar Cezaevi Müzesi, pazartesi hariç, hafta içi 10.00–16.00, hafta sonu 10.00–17.00 saatleri arasında ziyarete açık. 🔐Ulucanlar Cezaevi Müzesi giriş ücreti 10TL, öğrenci 5TL. Müze Kart geçerli değil.

8. Ankara Etnografya Müzesi

ankara etnografya müzesi

Türkiye’nin Cumhuriyet döneminde kurulan ilk müzelerinden biri olan Ankara Etnografya Müzesi, Anıtkabir’in yapımı bitene kadar Atatürk’ün na’şının tam 15 yıl boyunca muhafaza edildiği yer olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir hayli öneme sahip. Kurulduğu ilk yıllarda resim ve heykel ağırlıklı bir müze iken zamanla bir kültür müzesine dönüştü.

Türk sanatının Selçuklu devrinden günümüze kadar devam eden örnekleri sergileniyor. Anadolu’nun çeşitli yörelerinden derlenmiş eşyalar, halk giysileri, el işi süs eşyaları, takunya örnekleri, bohçalar, gelinlikler, oyalar, halı ve kilimler gibi Anadolu maden sanatını temsil eden çok çeşitli eser sergileniyor. Namazgah Tepesi’nde kurulan müzenin girişinde Mustafa Kemal’in bronz heykeli bulunuyor.

Osmanlı dönemi yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler kılıç ve yatağanlar, Türk çini porselenleri ve Kütahya porselenleri, tasavvuf ve tarikatla ilgili eşyalar, Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunuyor. Müzenin en önemli eserleri ise, Selçuklu döneminden Türk ağaç işçiliği örnekleri. Müzede özellikle Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihiyle ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi de yer alıyor.

🕘 Ankara Etnografya Müzesi 1 Nisan–31 Ekim tarihlerinde 08.30–19.00; 1 Kasım–31 Mart tarihlerinde 08.30–17.30 saatlerinde ziyarete açık. 🔐Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Ankara Etnografya Müzesi giriş ücreti 14TL. Müze Kart geçerli.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi de çok yakın. Türk resim sanatı eserlerini oluşturan koleksiyonların sergilendiği müze, 1927’de Neo-Klasik üslupta yapılmış bir binada hizmet veriyor. Her yıl ulusal ve uluslararası sergilerin düzenlendiği üç güzel sanatlar galerisi, resim heykel ve seramik atölyeleri ile bir de restorasyon atölyesi bulunuyor. 6 salonda teşhir edilen eserlerin yanı sıra müzede, kütüphane, Şark salonu ve tiyatro-konser salonu yer alıyor.

🕘 Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 1 Nisan–31 Ekim tarihlerinde 08.30–19.00; 1 Kasım–31 Mart tarihlerinde 08.30–17.30 saatlerinde ziyarete açık. 🔐Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi giriş ücreti alınmıyor. Ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

9. Augustus Tapınağı

ankara gezisi

Augustus Tapınağı, Ankara’da günümüze ulaşmayı başarmış bir Roma eseri. MÖ 25-20 arasında yapılan ilk tapınak, Frigya tanrısı Men adına yapılmış. Günümüzde kalıntıları ulaşan tapınak ise son Galat hükümdarı Amintos’un oğlu Kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olarak yaptırılmış. Bizans döneminde çeşitli eklemelerle kilise haline getirilen tapınağın duvarlarında, Agustus’la ilgili Latince ve Yunanca yazılar bulunuyor.

Ankara Anıtı (Monumentum Ancyranum/Res Gestae Divi Augusti) olarak da bilinen ve Ulus’ta, Hacı Bayram Camii ile birbirlerine yaslanmış vaziyette ayakta duran anıtı da Ankara gezilecek yerler listenize ekleyin.

10. Roma Hamamı

julianus sütunu ankara

Ankara Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini yansıtan tarihi bir geçmişe sahip. Ankara şehir merkezinin en hareketli bölgelerinden Ulus’ta Çankırı Caddesi’nde yer alan, Septimius Severus’un oğlu Roma İmparatoru Caracalla tarafından yaptırılan Roma Hamamı 211’de inşa edilmiş.

Sağlık Tanrısı Asklepion adına yapılmış hamam, spor ve güreş alanı ile hamam olmak üzere iki ayrı bölümden oluşuyor. Roma Hamamının suyu 30 km uzaklıktaki Elmadağ’dan kiremit borularla getirilmiş. Hamamın çevresindeki duvar kalıntıları kentin üçüncü surları olarak nitelendiriliyor.

Roma Hamamı ile Ankara Kalesi arasında yer alan Antik Yol boyunca Roma Döneminin önemli yapılarından 3 bin seyirci kapasiteli antik tiyatro bulunuyor. Roma İmparatoru Julianus’un şehre gelişi onurlandırmak için inşa edilen Julianus Sütunu da bu güzergahta.

🕘 Roma Hamamı ziyaret saatleri 08.30-17.30. Roma Hamamı, haftanın 7 günü ziyarete açık. 🔐Roma Hamamı giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

11. Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası)

kurtuluş savaşı müzesi

Ankara, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin sembol yapılarına ev sahipliği yapıyor. Cumhuriyet’in ilan edildiği ilk meclis binası (1920-1924), Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Ulus Meydanı’nda yer alan müzenin duvarlarında Ankara taşı (andezit) kullanılmış.

Millet Meclisi’nin yeni binasına geçmesinin ardından farklı amaçlarla kullanılan yapı, 1961’de müzeye dönüştürülmüş. Atatürk’ün doğumunun 100. yılı kutlamalarında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yenilenen müze Kurtuluş Savaşı Müzesi adını alarak ziyaretçilerini ağırlamaya başlamış.

🕘 Kurtuluş Savaşı Müzesi, 1 Nisan–31 Ekim tarihlerinde 08.30–19.00; 1 Kasım–31 Mart tarihlerinde 08.30–18.00 saatlerinde ziyarete açık. 🔐Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Kurtuluş Savaşı Müzesi giriş ücreti 15TL. Müze Kart geçerli.

12. Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Binası)

II. TBMM Binası

Ulus’ta, Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne çok yakın bir konumda yer alan İkinci Meclis Binası, Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılıyor. 1924-1960 yılları arasında TBMM’yi ağırlayan meclis binası, bir önceki binanın kapasitesinin yetersiz gelmesi nedeniyle 1924’te inşa edildi.

Cumhuriyeti Dönemi mimarisini yansıtan Cumhuriyet Müzesi’nin tam karşısında konumlanan, günümüzde Devlet Konukevi olarak kullanılan Ankara Palas ile Sümerbank, Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası binaları da benzer dönemde inşa edilen yapılardan.

🕘 Cumhuriyet Müzesi, 1 Nisan–31 Ekim tarihlerinde 08.30–19.00; 1 Kasım–31 Mart tarihlerinde 08.30–18.00 saatlerinde ziyarete açık. 🔐Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Cumhuriyet Müzesi giriş ücreti 15TL. Müze Kart geçerli.

13. Kızılay

Kızılay Ankara

Ankara’da uzun yıllar kentin kalbi olarak kabul edilen Ulus, yerini daha yakın dönemde Kızılay‘a bıraktı. Ankara’da her yolun çıktığı Kızılay, işyerlerinin, restoran, kafe ve barların, sinema-tiyatro, alışveriş merkezi, sanat ve kültür merkezleri ile Ankara’nın merkezi.

İşyerlerinin bulunduğu, günün her saati hareketli bir merkez olan Kızılay çevresinde Sakarya ve Yüksel caddeleri gibi sadece yaya trafiğine açık alanlar da var. Kafe ve barların, çiçekçi ve balıkçıların yoğunlukta olduğu Sakarya Caddesi, kitapçıların ve ikinci el kitapçıların bulunduğu Yüksel Caddesi ile Olgunlar Sokak, gümüşçülerin yer aldığı Karanfil Pasajı, Ankara’nın simgelerinden Gökdelen ve Güvenpark ile bir diğer yaya bölgesi olan İzmir Caddesi ile Kızılay, halen Ankara’nın gözbebeği.

Adını geçmişte meydanda bulunan tarihi Kızılay binasından alan Kızılay’da kentin buluşma noktalarından Güven Park da yer alıyor. Ankara’nın merkezinde birçok kişinin bir yerden bir yere gitmek için aktarma merkezi olarak kullandığı meydanın adı, 2016’da 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı olarak değiştirildi.

14. Tunalı Hilmi Caddesi

Kavaklıdere’de yer alan ve adını Cumhuriyet’in ilk yıllarında ilerici görüşleriyle ön plana çıkan milletvekilinden alan Tunalı Hilmi Caddesi, Ankara’da sosyal hayatın merkezi. Mağazaların, butiklerin ve kafelerin karşılıklı sıralandığı caddenin barlarıyla ünlü, gençlerin yoğun olarak bulunduğu Bestekar Sokak ve Tunus Caddesi ise, hafta sonu tüm mekanların dolup taştığı, Ankara’nın en yoğun eğlence merkezi.

Caddenin üst bölümünde, Polonya Büyükelçiliği’nin bahçesi ile Sevda ve Cenap And Evi’nin arasında Kuğulu Park yer alıyor. Kuğulu Park’ın hemen yanı başındaki Kıtır ise, ahşap locaları, polyester vitray lambalarıyla klasik olmuş efsanevi Ankara pub’ı.

Adı Ankara ile özdeşleşen Kuğulu Park, eskiden içinden dere geçen kavaklık bir araziyken, Kavaklıdere semti, ismini bu dere ve kavak ağaçlarından almış. Ankara’nın en önemli belediye başkanı Vedat Dalokay’ın, Viyana ve Pekin’in hediye ettiği beyaz ve siyah kuğular ile yeniden düzenlenerek popüler hale getirdiği Kuğulu Park, halen Ankaralıların en sevdiği kent parkı.

Heykellerle süslü yeşil alanları, karla kaplı kış günlerinde harika bir manzarası, restoranı, kuğuları, çocuk oyun alanı, kazları ve ördekleriyle kentin göbeğinde nefes alacak doğal bir güzellik sunuyor. 24 farklı kuş türü bulunduğu, kavakların yanı sıra, çınar, erguvan ve alıç ağaçlarının yer aldığı park, tarihi ve doğal güzelliği bakımından sit alanı olarak belirlenmiş durumda.

15. Atatürk Orman Çiftliği

atatürk orman çiftliği

Atatürk Orman Çiftliği, 1925’te Atatürk’e hediye edilmiş olan bir arazinin üzerine, kendisinin talimatı üzerine Türk tarımına da öncülük etmek için kurulmuş bir çiftlik. 1937’de ise Atatürk tarafından hazineye bağışlanan Atatürk Orman Çiftliği’nde, ülkenin en büyük hayvanat bahçesi, Atatürk’ün Selanik’teki evinin bir benzeri olan Atatürk Evi Müzesi ve tarihi Karadeniz Havuzu bulunuyor.

1922’de 1. Derece sit alanı olarak tescil edilen, Atatürk’ün mirası ve Ankara’nın en büyük yeşil alanı olarak Cumhuriyet eserleri arasında önemli bir yer tutan Atatürk Orman Çiftliği’nde, Atatürk’ten ve İsmet İnönü’den sonra hayatını kaybeden cumhurbaşkanlarıyla Kurtuluş Savaşı şehitleri için tasarlanan ve Anıtkabir’den sonraki ilk anıt-mezar olan Devlet Mezarlığını ziyaret edebilirsiniz. Çiftlik bölgesi aynı zamanda, kokoreç ve dönercileri ile efsane olan bir Ankara klasiği.

Atatürk Evi ve Müzesi, Atatürk Orman Çiftliğinin yanı başında. 10 Kasım 1981 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından açılan müze 3 kattan oluşuyor. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin mimarisi örnek alınarak yapılan evin giriş katında kiler ve hizmetli odası, orta katta salon, mutfak ve yatak odası, en üst katta ise müze, sofa ve Atatürk odası yer alıyor.

16. Beypazarı

beypazarı ankara

Beypazarı, Ankara’nın sınırları içerisinde bulunan, merkeze bağlı olmayan en önemli ilçesi. Anadolu’nun her karışında olduğu gibi eski uygarlıkların birçoğuna şahit olan Beypazarı, tarihte, İstanbul ve Bağdat ticaret yolu üzerinde yer almış, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerini görmüş bir ilçe.

Ankara’nın 98 km kuzeybatısında yer alan, diğer yandan da barındırdığı müzeleri ve yaşayan yerel hayatını koruyan düzenlemesiyle, Ankara’nın en turistik ilçesi olan Beypazarı, tarihi bir Anadolu kasabasına dair otantik bir deneyim sunuyor.

Türkiye’nin ilk ve tek müzesi olan Türk Hamam Müzesi, Türk hamam ve temizlik kültürünü belgeleme, koruma ve geleceğe aktarma düşüncesiyle kurulmuş, bir kasaba hamamı olarak 16. yüzyılda inşa edilen Rüstem Paşa Hamamı’nda hizmet veriyor. Türk hamamlarında yüzyıllardır kullanılan tekstil ürünleri, metal ve kemik eşyalar ile hamam kültürünü yansıtan eserler sergileniyor.

Hafız Mehmet Nurettin Karaoğuz tarafından bağışlanan 150 yıllık konakta, 1997’den beri hizmet veren Beypazarı Tarih ve Kültür Evi Müzesi’nde, Beypazarı ve yöresinin kültür ve tarihini yansıtan eserlerle Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan çeşitli tarihi eserler sergileniyor. Müze etnografik yapısı dışında mimarisiyle de bir Beypazarı Evi’ni canlandırırken, gündelik hayatı da gözler önüne seriyor.

2007’de kurulan Beypazarı Yaşayan Müze, geç dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerinden biri olan tipik bir Türk evinde hizmet veriyor. Halk biliminin çalışma alanı olan açık hava müzelerinin ilk örneği olan Beypazarı Yaşayan Müze’de, Orta Asya’dan günümüze dek gelen geleneksel el sanatları, çocuk oyun ve oyuncakları, atasözleri ve Türk yazı kültürü, ebru sanatı, sözlü halk edebiyatı, mitoloji, milli mücadelenin kadın kahramanları ile ilgili sergiler ve etkinlikler düzenleniyor.

17. Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı

Kızılcahamam Soğuksu Millî Parkı, Ankara kent merkezinden 80 km uzaklıktaki Kızılcahamam ilçe sınırları içeresinde, 1959’den bu yana milli park unvanına sahip. Muazzam bir çam ormanı olan Soğuksu, Ankara’nın Karadeniz bölgesine uzanan kolu gibi. Özellikle Ankara’da faaliyet gösteren izci gruplarının tercih ettiği bir kamp alanı olan milli park içerisinde zengin bir flora, boz ayı, altın çakal, yaban domuzu gibi yaban hayvanları ile 35’in üzerinde kuş cinsi yer alıyor.

18. Eymir Gölü

Arazisi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne ait olan ve adı ODTÜ ile özdeşleşen Eymir Gölü, kendine has fauna ve florasıyla büyük bir doğal güzellik barındırırken, kış aylarında donduğu zamanlarda da Ankaralılar için hoş bir manzara sunuyor. ODTÜ Spor Kulübü Kürek Takımı’nın çalışma alanı olan Eymir Gölü’nde göl kenarında takıma ait bir kayıkhanesi bulunuyor. Çevresi 13 km olan gölde, bisiklete binen balık ekmek yiyen Ankaralıları sıklıkla görebilirsiniz.

19. Mogan Gölü

mogan gölü

Elmadağ’dan inen derelerle oluşan ve Eymir Gölü ile bağlantılı olan Mogan Gölü, Ankara’ya 21 km mesafede yer alan Gölbaşı ilçe sınırları içeresinde bulunuyor. Düzenlenen doğa parkı alanı içerisinde piknik alanları, koşu ve yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, futbol ve basketbol sahaları ile 3 tenis kortu, binicilik ve spor merkezi, deniz feneri, kayıkhane ve restoranlar yer alıyor. Hafta sonları Ankaralılara nefes aldıran Mogan’da pek çok tatlı su balığı da yaşıyor.

20. Elmadağ Kayak Merkezi

Ankara sınırları içerisinde bulunan Elmadağ Kayak Merkezi, kış mevsiminde sürekli kar yağışı alan ODTÜ, Hacettepe Üniversitesi ve Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne ait üyeler tarafından kullanılmak ile birlikte sporculara açık bulunuyor. Elmadağ Kayak Merkezi’nin kuzey yamaç bölgesinde, 1500 ile 1850 metre yükseklikleri arasında kayak pistleri bulunuyor. Burada konaklamak isteyenler içinse pek çok turistik tesis bulunuyor.

Başkent Ankara, yalnızca yılda 6 milyon kişi tarafından ziyaret edilen Anıtkabir ile değil, müzeleri, kültür varlıkları, arkeolojik kalıntıları, canlı şehir hayatı, gölleri, milli parkları ve modern yapılarıyla, Anadolu’nun bin yıllık geçmişinden günümüze göz kırpıyor.

27 YORUM 💬

  1. Bilgilerin guncellenmesinde fayda var. Camlihemsin Ali Semerkant turbesi ve muzesi belediye tesisleri
    Camlihemsin Oyuncak Muzesi Tabiat Muzesi
    Kizilcahamam Halk Pazari Soguksu Milli Parki
    Pursaklar civarinda Altinkoy ve Cengelhan ki burada rezervasyonla gitmek uygun yoksa bir kahve mutlaka icin dondurmali irmik tatlisi ile
    Eskisehir yolu cankaya universitesi tam karsisina denk geliyor tepetaklak ev
    Cocuklar icin 100 yila gelmeden Cankaya Universitesi yakin MTA muzesi
    Tabii ki Beypazari Nallihan ve Kus Cenneti
    Haymana Ayas Kaplicalari
    Golbasi Belediye Tesisleri Piknik Alani
    Ccuklar Icin Sincan Harikalar Diyari
    Estergon Kalesi Kecioren
    Ankara Kaleici
    Ankara Istanbul eski karayolu sagda kizilcahamam civari kucuk golet kamping ve piknik alani
    Cubuk Baraji

  2. Ankara’da gezilecek yerler yazınız çok güzel ve dolu dolu olmuş. Sayenizde Ankara’da gezilecek yerlerin bu kadar fazla olduğunu fark ettim. Teşekkürler.

  3. Ankara’nın en ROMANTİK SİNEMASI na gidilir. Romantiksinemaankara .com. Çiftlere özel sinema keyfi ve özel günleriniz için kutlama mekanı Kızılay ve Tunalı’da.

  4. Merhaba arkadaşlar ben Ankara’da gezilecek yerlere bakarken şu sayfada gerçekten süper yerler keşfettim sorgulamaalani.com/ankarada-gezilecek-yerler.html

  5. Malıköy Tren İstasyonu Müzesi de görmeye değer bence. Ankara, Polatlı’da bulunuyor. Buna Telekomünikasyon Müzeside eklenebilir. Bu da Aydınlıkevler’de.

  6. Ankara, ne yazık ki gidilecek pek de bir yeri olmayan, biraz da asık suratlı, kasvetli bir şehir. AVM’lerdeki kalabalık da, seçeneği olmayan yığınların mahkumiyetinin sonucu… Sizi bilmem ama ben Ankara’dan pek hazzetmiyorum.

  7. Tunalı Hilmi Caddesi’ni tavsiye ederim. Hem gündüz hem de gece takılabilecek bir yer. Gece hayatı da fena sayılmaz. Üniversite öğrencilerinin hemen hemen hepsi buraya gelir geceleri eğlenmek için. City en trend yeridir. Arabayla gitmeyin, toplu taşıma kullanın. Pek pahalı değildir, dedim ya zaten genel kitlesi öğrencilerdir. Bilkentlisi de Odtülüsü de hacettepelisi de buraya geliyor.

    • Farklı yerler görmek isteyenler hava müzesi ve lokomotif müzesine de uğrayabilir. Topkapi müzesinden sonra Türkiye!nin en iyi 2. muzesi Anadolu Medeniyetleri Müzesi çok hoştur. Güzel, küçük ama çok önemli eserlerin bulunduğu, görülmesi gereken bir yerdir bana göre. Ama şu sıralar restorasyon yüzünden bir çok bölüm kapalı.

  8. Çamkoru, Beypazarı tarafı, Bala civarı,Dikmen Vadisi, Seymenler Parkı, Hamamönü-Altındağ ve Hattuşaş Antik Kenti de benden tavsiye. Gezmek isteyene yer çok, kimse söylenmesin.

  9. Tunalı Hilmi Caddesi, Parklar ve Kızlıay benim favori yerlerim. Demora Hotel bünyesinde yer alan Cafe Demora, bir kez gidin derim, Esat caddesinde, nefisss. Haftasonu Mogan da piknik yapılır, her yer temiz ve güvenlikli, ayrıca göl manzarası da cok güzel.

  10. Başkentimiz ve memleketim hakkında çok güzel yazılar yazmışsınız, teşekkür ederiz. Hayırlı bloglamalar. 🙂

  11. Ankara’da eminim çok gezecek ve görecek yer var. Benim favorim ve önerim ise kafa dinlemek için huzurlu bir yer olan Yakacık Mahallesi’ndeki Eylül Kırevi. Organik ortamda modern kır evini ve doğal hayatın hazzını yaşatıyor. Tavsiye ederim.

    • Bugün Ankara Kale’sinde tecevuza uğramış bir Japon kızın haberini okudum. Ankara gibi başkentin güvenli olması gerekir, Ankara Kalesi gibi bir turistik noktada tinercilerin olmaması gerekir. Bu ülkede tinerci diye bir kavramın silinmesi gerekir, yazık.

  12. Eski kentin kalbi Uus ve çevresi ön plana çıkar. Ankara’nın en ilginç mekanları buradadır bence. 1 günde burayı bitirmek imkansız olacaktır. Zaman ayırıp sindire sindire gezin.

  13. Ayrıca:

    Çubuk barajı ve piknik alanı, Bayındır barajı ve iç tesisler, Karagöl, Çubuk 2, Beynam ormanı ve Atatürk evi, Söğütözü,Susuz göleti, Kızılcahamam kaplıcaları ile Soğuksu piknik alanı görülebilir. Kızılcahamam tatil köyleri, Çamkoru orman kamp alanı ve Hacettepe göl tesisleri piknik alanı, Haymana kaplıcaları, Gölbaşı Mogan, Ayaş içmeceleri, ve Eymir gölü tesisleri… gezilecek çok yer var aslında.

  14. Ankara’nın gezilecek mekanları için benim de tavsiyelerim ;

    Demetevler’den İvedik Köyüne doğru giderken mezarlığı geçtikten az sonra Alabalık yiyebileceğiniz lokantalar var.
    İvedik Köyü ve çevresi yeni yeni gelişiyor o yüzden çevre pek güzel değil ancak lezzeti ise mükemmel.
    Böylece Ankara’nın batı tarafını da gezmiş olursunuz.

    Gölbaşı’na gidip tertemiz göl manzarası eşliğinde aileyle rahat rahat piknik yapılabilecek bir mekan var.
    Belediye, mangal yapmak için mükemmel bir düzenek kurmuş her oturma yerinin yanına.
    Giriş her otomobil için 3 TL. Girişin paralı olması da avantaj bildiğiniz gibi. Yaz aylarında hafta sonları çok kalabalık oluyor onu da belirteyim. Hafta içi akşam 20.00 ‘dan sonra akşam manzarası ile tavsiye ederim.
    Güvenlik v.s. de var, tuvatler v.s. tertemiz.

💬 DÜŞÜNCELERİNİZİ BENİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!

Lütfen yorumunuzu yazın
Adınızı buraya yazın