Adelaide, The Economist dergisi tarafından düzenlenen Dünyanın En Yaşanılabilir Şehirleri anketinde kültürel nitelik, iklim, yaşama şartları ve sağlık, suç oranı gibi sosyal koşullar bakımından yapılan sıralamalarda hep ilk on içerisinde yer alıyor.

1792’de Fransızların ayak basıp da pek önemsemedikleri Güney Avustralya toprakları şimdilerde Avustralya şaraplarının üçte birini üretiyor.

Bugünkü ilk durağım South Australian Museum oldu. Melbourne müzesindeki kadar olmasa da, Adelaide’deki bu müzede de içleri doldurulmuş gerçek hayvanlardan oluşan bölümde, dünya haritası üzerinde hangi kıtada ve ne popülasyonda olduklarını gösteren bilgiler vardı.

Kocaman balina iskeletleri, Güney Pasifik adalarından getirilmiş eşyalar, maskeler, kalkanlar ve heykeller de bulunuyor.

Aborjin kültürüne ayrılmış bölümü ziyaret ettikten sonra geçtiğim diğer bölümde ise okyanusya ülkelerinde yaşayan insanların tarihi kıyafet, maske, savaş ve av aletleri ile ilgili bölümü ziyaret ettim. Benim için oldukça ilginç olan bu bölümde, taş baltalardan, kabile şeflerinin kıyafetlerine, müzik enstrümanlarından tutun da ateş yakmak için kullandıkları aparatlara kadar birçok eser tanıtılıyordu.

Müzenin hemen yanında bulunan sanat merkezindeki sergide çok az eser vardı. Popüler ve sıradışı bir tasarımcının sergisi ise 18$ karşılığında ziyaret edilebiliyordu.

Müze, parlemento binası, üniversite, hastane gibi bir çok önemli kurum North Terrace’da yer alıyor. Yine bu kuzey terasta olan şehir kütüphanesine geçip ücretsiz internetten faydalandıktan sonra şehrin sokaklarını keşfetmeye devam ettim.

Akşam 5-6’dan sonra sokaklar sakinleşmeye başlıyor. Saat 9’sonrasında ise sokakta insan bulmak çok zor. Sadece gece klüpler ve barlar açık. Gündüz havası gayet güzel, güneşli ve rüzgarsız, ancak benim için soğuk denilebilecek bir hava.

Ben hırkamı, üzerine montumu almışken, kimisi t-shirt ve şort ile dolaşıyor, kimisi de yürüyüşe çıkmış veya koşuyor. Akşam saatleri gün batımı sonrası hava daha soğuk oluyor.

Sıcak düşkünü olarak benim iklim yönünden rahatlamam, ancak ülkenin kuzey kısımlarına geçince mümkün olacak. Sanırım buna da çok kısa bir süre kaldı.

Day 315: Avustralya:60, Adelaide, 14 Haziran 2011 Salı

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!