Bugün adadan ayrılmak için sabah iskeleye gidip botlara doluştuk. Botta oturduğunuzda ayağınızı bile uzatacağınız yer yok. Bugün Ramazan Bayramı’nın ilk günü ve çoğu tatilci evlerine döndüğünden çok kalabalık. Saat 07:30’da kalkacağı söylenen bot, diğer botların da dolması beklendiğinden ancak 08:15 gibi hareket etti.

Botun geçtiği deniz yolu üzeri ve yakınından geçtiğimiz güzelim adaların denizleri pet şişeler, ambalaj kağıt ve plastikleri ile dolu. Hani öyle tek tük değil, metrekarede 5-6 çöp görebilirisiniz. Yakınından geçtiğimiz adalarda lüks resortlar göze çarpıyor. Kaç tane böyle ada var bilmiyorum ama çok sayıda olduğu kesin.

İki buçuk saat sonra karaya çıktıktan sonra kokuşmuş bu balıkçı iskelesinden dolmuşlara doluşup Jakarta’ya doğru yola çıktık. Dolmuşlar ayrı bir hikaye. Her tarafı yıkık dökük ve 8 kişilik dolmuşta 15 kişi var. Jakarta’nın bu bayram trafiğinde egzoz soluya soluya bir saate yakın gittikten sonra araç değiştirip bu defa otobüs ile devam ettik. Yine uzun bir yolculuktan sonra indiğimiz istasyondan Nanda’nın bizi önceki gün iskeleye bırakan arkadaşını bekledik. Trafik sıkışıklığından bir saat sonra ancak bize ulaşabildi. Nanda’nın arkadaşının evine gidip ev halkı ile bayramlaştık. Büyük ve zengin bir aileye sahipler. Düğün organizasyonu yapan annesi ve akrabaları bizimle oldukça ilgilendiler. Evde bayram dolayısı ile hazırlanmış çok çeşitli yemekler, içecekler ve tatlılar var. Zaten uzun süren yolculuk ve kahvaltı yapmamışlığımızdan dolayı uzunca bir süre yemek masasında yerel lezzetleri tadarak vakit geçirdik. Sonra sağ olsun Nanda bizi kalacağımız Couchsurfing sitesinden tanıştığımız arkadaşlarımız olan Nando ve Elyas’ın evine bıraktı.

Elyas ve Nando’nun ablası olan Maria ve eşi bizi yemeğe davet etti ve Farid ve Nanda ile gidip onlara katıldık. Çok çeşitli Sundanese yemekleri vardı ama ben pirinç dışında bir şey yiyemedim. Restoranda yere yakın masalara oturuyorsunuz veya masanın altında olan boşluğa ayaklarınızı salabiliyorsunuz. İlginçti doğrusu. Yemekleri seçip ödemeyi yaptıktan sonra tabağınız alınıyor ve ısıtıldıktan sonra masanıza getiriliyor. Açık büfe tarzında servis edilen yemek alanının üzerinde havalandırma olmadığından restoranda tüm kokular birbirine karışmış halde ve oldukça sıcaktı.

Nanda bizi tekrar eve bıraktıktan 3-4 saat sonra gelip bizi aldı ve Siriwajaya Havayollarının ofisine gidip Java adasındaki başkent Jakarta’dan, Sumatra Adası’ndaki Medan şehrine gitmek için biletlerimizi aldık. Kişi başı ücret 440.000 Rp. Akşam yemeği saati olduğundan benim ani düşen şekerimi hemen kazanmak için yol üstündeki warungları tek tek ziyaret ettik. Bayramdan önce bu warungların bir çoğu kapalı veya az sayıdayken, ramazan sonrası her yerde bu warungları görmek mümkün.

Hemen hemen ne ararsanız bulabilirsiniz. Elyas, Farid, Nanda ile orada yemeklerimizi yedik. Bu akşam bizim gibi Nando’ların misafiri olacak Polonya’dan pratisyen hekim olan bir couchsurfer bize katıldı. Gece kapı önünde oturup sohbet ettik, gelen geçen ve arada bize katılan insanlarla sohbet ettik. Evin bitişiğindeki bir küçük meyhane tarzı warungda kadınlı erkekli bir masada gitarlar çalınıp yerel şarkılar söyleniyordu. Biz de marketten aldığımız biraları içerken, gecenin o saatinde kulağa oldukça hoş gelen, daha çok kiliselerde söylenen aryalara benzeyen şarkıları dinleyip sohbetimize devam ettik.

Day 393, ID:50, Jakarta, Java. 1 Eylül 2011, Perşembe

DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN, YORUM YAZIN!